|
Umre nedir, nasıl yapılır
Umre, hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihram ile
yapılan, tavaf ve sa’y yapmak ve saç kazımak veya kesmektir. Umrenin farzı
ikidir. İhram ve tavaf. İhram umrenin şartı, tavaf ise rüknüdür. Sa’y ve
tıraş olmak ise vaciptir.
Umre, ömürde bir defa, Hanefi ve Maliki’de sünnet, Şafii ve Hanbeli’de
farzdır.
Umre, lügatte, ziyaret mânasına gelir. Dinî mânası ise, Beytullah'ı özel bir
şekilde ziyaret etmek demektir. Umre, ömürde bir defa olmak üzere (hacdaki
şartlarla) müekkede sünnettir. Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre, Umre, hac
gibi şartlarını haiz olan kimselere farzdır. Hanefîler, Resûlüllah
Efendimizin:
"Hac farzdır, Umre ise tatavvudur" hadîs-i şerîfini delil olarak almışlar ve
umrenin sünnet olduğunu söylemişlerdir.Hac için gerekli bütün şartlar Umre
için de gereklidir. Umre yapmak için muayyen bir ay yoktur. Senenin her ay
ve gününde yapılır. Yalnız arefe günü ile Kurban bayramının 4 gününde
yapılması mekruhtur. Umreye giren kimsenin yapacağı işler, ihramlı olarak
Kâbe'yi tavaf ve Safâ ile Merve arasında sa'y etmek, bundan sonra da traş
olarak ihramdan çıkmaktır. Umrenin bir rüknü vardır, o da tavaftır. İhram
Umrenin şartıdır. Vâcibleri ise, Safâ ile Merve arasında sa'y ve traş olmak,
yahut saçlarını kısaltmaktır. Umre, tavafın en az 4 şavtı yerine
getirilmeden önce cima' yapılırsa bozulur. Umrenin hacdan farklı tarafları
şunlardır:
Umrenin muayyen bir vakti yoktur, her zaman yapılabilir. Umrede Arafat ve
Müzdelife vakfeleri yoktur. Kudüm ve Vedâ tavafı ve Şeytan taşlama da
yoktur.
Alimler umre'nin meşru olduğuna icma etmişlerdir.
İbn Abbas'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi aleyhisselam
"Ramazan'da umre yapmanın sevabı, nafile hacc sevabına denktir."
buyurmuştur. (Ahmed ve İbn Mace)
Ebu Hanife (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Nebi aleyhisselam
şöyle buyurmuştu: "Yapılan bir umre diğer bir umreye kadar
aradaki günahlara kefarettir. Hacc-ı mebrur'un mükafatı
cennetten başkası değildir."
(Buhari,
Müslim ve Ahmed) "Hac'dan sonra arkasından umreyi yapın," hadisi
de umrenin meşruluğuna delildir.
Umrenin Tekrarı
Nafi demiştir ki: "Abdullah bin Ömer, İbn Zübeyr zamanında, her
sene iki defa olmak üzere senelerce umre yapmıştır."
Kasım şöyle demiştir: "Aişe (r.a.) senede üç kere umre yapmıştır."
Kasım'a "Böyle yaptığı için Aişe (r.a.)'yı hiç ayıplayan oldu mu?"
diye sorulunca; "Sübhanallah, o müminlerin annesidir, kim onu
ayıplayabilir?" diye cevap verdi.
İlim ehlinin çoğu bu görüşe varmışlardır.
İmam Malik ise, senede birden fazla umre yapmayı mekruh saymıştır.
Umrenin
Hacdan Önce ve Hacc Aylarında Yapılmasının Caiz Olduğu
Umre
yapanın, hacc aylarında hacc yapmadan umre yapması caizdir.
Ömer (r.a.), Şevval ayında umre yapmış ve hacc yapmadan Medine'ye
dönmüştür.
Tavus şöyle demiştir: "Cahiliyyet Arapları, hacc aylarında umre
yapmayı en büyük günah sayarlar ve şöyle derlerdi: "Safer (onların
safer diye adlandırdıkları Muharrem ayı) geçince, develerin çölde
yürümekten meydana gelen yaraları iyileşince, yürüyüş izleri
kaybolunca, umre yapmak isteyene umre helal olur." İslam dini,
insanlara hacc aylarında umre yapmayı emredince, umrenin hacc
aylarında yapılabileceği kıyamete kadar gerçekleşmiş oldu."
Rasulullah (s.a.v.)'in Yaptığı Umrelerin Sayısı
İbn Abbas'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi aleyhisselam dört defa
umre yapmıştır: Birincisi Hudeybiye umresi, ikincisi kaza umresi,
üçüncüsü Ci'rane'den, dördüncüsü de veda haccıyla birlikte yaptığı
umrelerdir.
Umrenin
Hükmü
Hanefiler ve İmam Malik, umrenin sünnet olduğu görüşündedirler.
Çünkü Cabir'in rivayet ettiği hadiste, Nebi aleyhisselam'a "Umre vacib
midir?" diye sorulunca Nebi aleyhisselam: "Hayır, vacib değildir.
Fakat umre yapmanız efdaldir." buyurdu. (Ahmed ve Tirmizi)
Şafiiler ile İmam Ahmed'e göre; umre farzdır. Çünkü Allahu Teala
"Allah için hacc ve umreyi tamamlayın." (Bakara: 196) buyurmuştur. "Bu
ayette umre hacc üzerine atf edilmiştir. Hacc farz olunca umre de hacc
gibi farzdır," demişlerdir.
Ancak birinci görüş tercihe şayandır.
Fethu'l Alam kitabında, yazarı; Bu konuda gelen hadisler hüccet
olabilecek nitelikte değildir." demiştir.
Tirmizi'nin Şafi'iden naklettiğine göre ise; Şafii; "Umrenin nafile
olduğuna dair sabit olmuş bir rivayet yoktur," demiştir.
Umrenin
Vakti
Alimlerin çoğu, umrenin vaktinin bütün senenin günleri olduğu ve
senenin herhangi bir gününde eda edilebileceği görüşüne varmışlardır.
Ebu Hanife ise; yılın beş gününde umre yapmanın mekruh olduğunu
söylemiş ve bu günlerin, arafe, kurban bayramı ve üç teşrik günleri
olduğunu belirtmiştir.
Ebu Yusuf'un görüşü ise; arafe günü ve arafeyi takip eden üç günde
umrenin mekruh olduğudur. Alimler hacc aylarında umrenin caiz
olduğunda ittifak etmişlerdir.
Buhari, İkrime b. Halid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdullah
bin Ömer (r.a.)'a hacdan evvel umre yapmayı sordum, cevaben dedi ki;
"Hacdan evvel umre yapmakta bir beis yoktur. Zira Nebi aleyhisselam
hacdan evvel umre yapmıştır."
Cabir (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Aişe (r.a.) hayız olduktan
sonra, Kabe'yi tavaf etmek dışında bütün hacc vazifelerini yaptı.
Hayızdan temizlenince de Kabe'yi tavaf etti ve şöyle dedi: "Ya
Rasulullah, siz hacc ve umre yapmaya gidiyorsunuz. Ben ise hacc
yapıyorum." Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) Abdurrahman bin
Ebibekir'e Aişe'yi, Tenim'e çıkarmasını emretti. Böylece Aişe (r.a.)
Zilhicce ayında hacdan sonra umreye niyetlendi.
Daha önce geçtiği gibi, umrenin en faziletli vakti Ramazan'dır.
Umrenin
Mikatı
Umre yapmak isteyen, daha önce geçen hacc mikatlarının ya dışında
bulunur veya içinde bulunur. Eğer dışında ise, ihramsız olarak hacc
mikatlarını geçmesi helal olmaz. Çünkü Buhari'inin rivayet ettiğine
göre Zeyd bin Cübeyr, Abdullah bin Ömer'e gelerek, "Umre yapmam için
nereden ihrama girmem gerekir?" diye sormuş, Abdullah bin Ömer'de; "Rasulullah,
Necd ehli için Karn'ı, Medine ahalisi için Zülhuleyfe'yi, Şam ahalisi
için ise Cuhfe'yi mikat olarak tayin etti," demiştir.
Şayet mikatlardan beri tarafta bulunuyorsa Harem'de bile olsa, umreye
girmek için mikat yeri Hil'dir. Çünkü bu konuda daha önce Buhari'nin
rivayet ettiği hadis geçmiştir. Bu hadiste; "Aişe (r.a.) Tenim'e çıktı
ve oradan ihrama girdi," denmekte olup aynı zamanda bu Rasulullah'tan
bir emirdir.
İhrama girme yerleri:
Mekke’ye mikât sınırları dışındaki yerlerden gelenler yolları
üzerindeki mikâtlardan birinde ihrama girerler. Mekke’de bulunulduğu
esnada umre yapmak istenirse, Mekkeliler gibi, Harem Bölgesi dışına
çıkılarak ihrama girilir.
Umre nasıl yapılır
1- Mikât sınırlarının birinde ihrama girilir ve niyet edilir.
2- Telbiye, tekbir, tehlil salevat-ı şerife okunarak Harem-i şerife
girilir. Niyet edilip umre tavafı yapılır.
Tavaf esnasında iztibâ ve ilk üç şavtta remel de yapılır.
3- Tavaf namazından sonra Mes’aya gidilerek umrenin sa’yi yapılır.
4- Tıraş olunup ihramdan çıkılır. Böylece umre tamamlanmış olur.
Umrede Arafat, Minâ, Müzdelife’deki menâsik, kudum ve veda tavafı yoktur.
Okunacak dualar: .
Mutlaka o duaları okumak da şart değil, herkes bildiği duaları okuyabilir.
|