HACC VE UMRE
Dünyada Tüm İnsanlara Ahiret'te iman edenlere Merhametli olan Allah'ın adıyla başlarım
ANA SAYFA 


Bismillâhirrahmânirrahim

ŞİKAYET VE ÖNERİLER

Başta Diyanet İşleri Başkanlığına 

Ve tüm ilgililere.

Haremeyn’de  verdiğim sözü yerine getirmek amacıyla çekilen sıkıntıları, haccın kişilerden kaynaklanan sıkıntılarını aktarmak amacıyla, sizlere AÇIK BİR ŞİKÂYET MEKTUBU yazıyorum.

Bu sesi duyacağınız ümidiyle olumlu, olumsuz yanıtınızı bekliyor başarı ve saygılar sunuyorum.

HAC ORGANİZASYONU SORGULANMALIDIR

2004 Yılı içerisinde bulunduğum hac ibadeti esnasında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Hac Organizasyonun büyük bir eksiklik içerisinde, görevliler tarafından adeta istismar edildiği, hacıların çoğunlukla kendi başlarına terk edildiklerini üzülerek gördüm.

15-20 yıl öncesinde yapılan plan doğrultusunda hiçbir değişikliğe uğratılmaksızın aynı zihniyet ve anlayışla uygulandığını tahmin ettiğim bu organizasyonun denetimden uzak bir şekilde yapılması giden hacılar için adeta bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Hac ile ilgili olarak verilen seminerlerin yetersiz kaldığına değiniyor. Bu yüzden televizyon ve radyo kanallarının hiç olmazsa hac mevsiminde bilgilendirici program yapmaları gerektiğine inanıyorum. Hacıların şekil olarak haccı ifa etmelerine karşılık dinî konularda çok eksiklikleri bulunduğunu ifade ediyorum.   

Görevlilerin asıl amaçlarının beraberinde geldikleri Hacılara hizmet olduğunu bilmedikleri ya da bu şekilde kendilerini bilinçlendirmedikleri ortaya çıkarken, onlara göre hacıların kendilerine bir yük durumunda gördükleri gözlemlenmiştir. Otelden ayrılmayan, vekalet veren yaşlı insanları sorun çıkartmayan hacı olarak görmeleri görevlilerin en hoşlandıkları durum olarak bulunmaktadır. Ancak gençleşen, kültürlü, Hacca gitmenin gerçek amacını taşıyan insanların giderek artması görevlilerin işini adeta zorlaştırmaktadır.

Hac organizasyonunu yaparken namaz vakitlerini, mevsim değişikliklerini, yaş gruplarını, kültür gruplarını, otellerin uzak ya da yakın oluşlarını ya da bunlara benzer detayları dikkate almayan diyanet ne yazık ki Hacıların sıkıntılı anlar yaşamalarına sebep olmaktadırlar.

Bununla beraber yaşlı hocaların genç kafile başkanlarının emri altına girmelerini gurur yapmaları, genç görevlilerin yaşça büyüklerine emir verememeleri, görevliler arasında iletişimin, koordinasyonun tam anlamıyla sağlanmaması, organizasyonun nasıl ve ne şekilde yapılacağı konusunda planlama, yürütme bilgisine sahip olmamalarının faturası adeta hacılara çıkmaktadır.

Dua etmekten başka becerikli oldukları bir husus bulunmayan din görevlilerinin kendi aralarında bir kopukluklar bulunmaktadır. Mekke ve Medine’de gidilmesi gereken yerleri tam tanıtamayan, yapılan turları bir anda yapmaya çalışan, zaman zaman ziyaret edilecek yerlerde Hacıları araçlardan indirmeden gösterip, araç içerisinde dua ettiren din görevlileri adeta tepki çekmektedir. Tur esnasında Hacılardan sürekli şoförler için bahşiş isteyen, megafon ihtiyacımız var diyerek megafon parası toplayan din görevlileri de Hacıların tepkisini çekmektedir.

Sorunların başında hanım hacı adayları geliyor.

Hacı adaylarının hemen hemen yarısının kadınlardan oluşmasına karşılık Diyanet İşleri Başkanlığı’nda (DİB) bir tane bile kadın din görevli bulunmaması, Bayan hacılar için kafilelerde bayan din görevlilerinin olmayışı bayan hacılar için sıkıntı oluştururken  Kadınlar hac ile ilgili özel durumlarda kafalarına takılan konuları erkek hocalara rahatlıkla soramıyorlar. Bu büyük sıkıntı meydana getiriyor. Aradaki bilgi boşluğunu bilemedikleri konuları birbirlerine sorarak gidermeye çalışıyorlar.

Din görevlililerinin ilk yardım konusunda bilgisiz olmaları bayılan, fenalık geçiren insanların adeta kaderlerine terk edilmesine sebep olmaktadır. Kafilelerde sağlık çantasının olmayışı da bir başka eksikliğin boyutu olmaktadır.

Görevlilerin eşlerini getirmelerine engel olun. Kendi eşleriyle ilgilenmekten diğer hacılara karşı olan vazifelerini yapmamaktadırlar. Hele görevlinin eşi kıskanç ve nane molla olursa daha vahim sonuçlar oluşmaktadır.

Barınılan otellerde denetimlerin olmayışı, havasız odaların, çalışmayan klimaların, tam temizlenmeyen mutfak ve banyoların sağlıklı problemleri, odalarda santrale bağlı telefonların olmayışı,  içme sularının tam sağlanamaması, araç organizasyonlarının zamanında ve adam gibi yapılmaması sıkıntı üzerine sıkıntı vermektedir.

Milli ve manevi duyguların yegâne timsali olan Bayrağımızın da yok denecek kadar az, bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde bulundurulması, yaklaşık 1000 kişinin barındığı otellerde ezanın okunmaması, bayrak asılması ve ezan okunmasından kaçınılır bir tavır sergilenmesi de üzüldüğümüz konulardan biri olmuştur.

“Hac meşakkattir” lafının arkasına sığınanlar aslında meşakkati kendi beceriksizliklerinden, organizasyon bozukluğundan, insan yönetiminden bihaber olmalarından dolayı oluşan hatalara bağlamalıdır.

Bu nedenle birilerinin bu organizasyonu sorgulamaları, yapılacak düzenlemeler, denetlemelerle bundan sonra Hacca gideceklerin daha rahat ibadet yapmalarını sağlayacakları bilinmelidir.

Ayrıca site içerisinde anılarımı yazmış olduğum sayfalarda da yaşanılan sıkıntıları, görevlilerin tutarsız kararlarını görmeniz mümkündür.

 

Din görevlileri her akşam ya da gün aşırı cemaate dini sohbet verebilmelidir. Hatta kuran bilmeyenler bu bir ay içinde öğrenme imkânına kavuşabilir.

Arabistan’a yola çıkılmadan evvel yapılan seminerlerde hac esnasında yapılacakların bir animasyonu yapılabilinir. Seminerler detaylı bilgilendirme amaçlı yapılmalıdır.

İstanbul büyük bir metropol. Bundan sonra ki yıllarda hac için toplantılar yapılacağı zaman Avrupa yakasındakileri yine Süleymaniye'de toplayın. Ancak Anadolu yakası için insanları karşıya geçirmeyin. Çünkü , Sarıgazi'den , Kartal'dan birinin hele ki yaşı geçmiş birinin yollarda sürünmesi hiç de güzel değil...Onları kendi yakalarında bir camide toplayın

Erol KARA

 

ANA SAYFA 


 
HAREMEYN EFSANESİ İSTATİSTİK