|
MEKKE'YE GİDİYORUZ
Çok mübarek ve çok
güzel bir şehir. Yeryüzünün en sevgili, en kudsî şehri Mekke-i
Mükerreme...
Ebül-beşer,
insaniyetin başı, ilk insan, ilk peygamber Adem Atamız, Havva Anamız dahi
buralarda bulunmuş. Burası insanlık tarihi ile eş hatıraları taşıyan bir yer...
Allah-u Teâlâ Hazretleri yeryüzünde en çok ibadet edilen yerleri sevdiğini
bildiriyor. Peygamber Efendimiz böyle bildirmiş. Başka yere rahmet nazarıyla
bakmıyor ama, kendisine ibadet edilen yerleri çok seviyor. İbadethanelerin en
güzeli de Mekke-i Mükerreme'de bulunuyor.
Mekke, dünya
Müslümanlarının yıllık buluşma ve görüşme merkezidir. O merkezde ırk, dil,
soy-sop, renk ve nesep, parti, mezhep, meşrep farkı gözetilmez. O merkeze
akmakta olan her mükellef şu parola ile akmaktadır: "Lebbeyk Allahümme
Lebbeyk, Lebbeyke La şerike leke Lebbeyk İnnellhamde ven-ni'mete Leke vel'mülke
La şerikeleke" Dünyanın her tarafından akan insan seline ve parolasına
dikkat edilirse, herkes aynı hakikati haykırmaktadır. Haykırdıkları hakikat ise
şudur: "Senin yeryüzündeki evine gelebilmek için hiçbir engel tanımadık Ya
Rabb! Tüm engelleri aştık işte emrine geldik. Şu anda emrine hazırız Ya Rabb!
Emrini bekliyoruz Ya Rabb! Malımızla, canımızla hep senin emrindeyiz Ya
Rab!"
Burada bir namaz
kılıyorsun, bir ömür boyunca kıldığın namaz kadar sevap alıyorsun. Elhamdü
lillâh...
Bu kaçırılır mı?..
Yâni parası olur da, sıhhati olur da, imkân bulur da, vize alır da insan böyle
bir şeyi kaçırır mı?.. Kaçırmamalı... Bilmeli bu nimetin kıymetini, kaçırmamalı.
Burası İbrâhim AS'ın
duasına mazhar olmuş bir belde olduğundan... Dağlarına bakın, hepsi çatır çatır
kayadır. Siyah kayadır, çatlamıştır, çatır çatırdır. Onbinden fazla tepe vardır
burda... Saymakla bitmeyecek kadar büyük sayıda tepeler var ama, hep kayadır. Bu
kayalık yerde, ekin bitmez yerlerde, Allah-u Teàlâ Hazretleri buraya gelen
insanlara fazl u kereminden bereket veriyor, türlü türlü nimetleri yiyoruz.
Türkiye'de bulmadığımız yiyecekleri dahi burada yiyoruz. Bunların hepsi nimet...
Mekke-i Mükerreme'de
kılınan bir namaz, başka yerlerde kılınan yüz bin namaz kadar insana sevabı çok
kazandırıyor. Öyle bir mübarek yerdeyiz ki, böyle bir yere harcadığımız uçak
parası, vs. bir namazda hepsi helâl olsun, fedâ olsun denecek duruma geliyor.
Yüz bin namaz, günde beş vakit namazdan yirmi bin günlük namaz eder. Onu da üç
yüz altmış beşe bölersek, yetmişe yakın bir rakam çıkar. Demek ki insan burada
bir namaza, yetmiş yıla yakın bir zaman beş vakit namaz kılmış kadar sevap
alıyor.
|