MEKKE'DEKİ TARİHİ MESCİDLER
1-Fetih Mescidi:
Mekke'nin Merv-i Zahran Vadisinde yapılan
mesciddir. Peygamberimiz (sas) Mekke'nin fethi
sırasında, bu mescidde iki rekat namaz kılmıştır.
Mekke'nin fethi hatırasına bağlı olarak bu
mescide Fetih Mescidi denilmiştir.
2-Nemre Mescidi: Mina'da, Birinci ve Orta
cemre arasında bulunur. Dâr'ul-Münhar denilen
yerin yanındadır.
Peygamberimiz (sas) Veda Haccında burada kuşluk
namazı kılmıştır. Bunun için hacılar burada
toplanıp namaz kılarlar.
3-Kevser Mescidi:
Mina yolunda orta cemrede bulunan eski
mescitlerdendir.
4-Tenim Mescidi:
Bu mescid Mescidi’l-Haşiye yakın Kabe’ye 3 mil
uzaktadır. Tenim Mescidinin sağ tarafında Tenim
dağı vardır. Mescidin bulunduğu vadiye Numan
Vadisi denir.
5-Hayf Mescidi:
Mina’nın Şam tarafında gayet büyük bir mesciddir.
Kubbesinin altı peygamber efendimizin (sas) çadır
kurduğu yerdir. Bu mübarek yerde bir çok
peygamber kabrinin olduğu rivayet
edilmektedir. Onun için bu mescide Mescid-i
Enbiya da derler. Kapısından girenin sol
tarafına gelen bir minaresi vardır. Adem
Aleyhisselamın kabrinin burada olduğu
söylenmektedir. Rivayete göre Adem
aleyhisselam Mekke’de vefat etmiş; oğlu Şit
Aleyhisselam onun cenaze namazını kıldıktan sonra
Cebel-i Kubeys’e gömmüştür. Nuh Aleyhisselam
Tufandan sonra gelip Kabe’yi tavaf etmiş sonra
mescid-i Hayf tarafına gitmiş ve vefat edenler
oraya gömülmüştür.
Peygamber Efendimiz (sas) “Kabe’yi 70 Peygamber
tavaf etti. Hepsi de Kabe’yi tavaf ettikten sonra
Mescid-i Hayf’ta namaz kıldılar. Orada bulundukça
namazı kaçırmayın.” buyurmuştur. Ebu Hureyre
ben Mekke ehlinden olsaydım Mescid-i Hayf’ta namaz
kılmak için her Cuma gecesi Mina’ya gitmeyi
adet edinirdim.” demiştir.
6-Mescid-i
Kebş
(Kurban Mescidi) : Mina’dan Arafat’a gidenin sol
tarafına gelir. Sevr dağının eteğinde üstü açık
bir namazgahtır. Hazreti İsmail’in kurban
edilmek üzere getirildiği yerdir. Buraya
gökten kurban indirildiği için bu isim
verilmiştir. Hazreti İbrahim oğlu İsmail
Aleyhisselamı kurban etmek için bıçağı boğazına
sürmüş ise de kesmemiş sonra da hiddetle yanındaki
taşa vurmuştur ve taş ikiye ayrılmıştır. Mescid-i
Kebş her tarafı açık dört direk arasında bir
kubbedir.
7-Mescid–i
Mürselat:
Bu mescid, Hayf mescidinin güneyindedir.
Peygamberimiz (sas) buraya gelmiş hatta mübarek
başı o zaman burada mescidin taşına dokunmuş bu
taş Resulullahın (sas) mübarek başını incitmemek
için gayet yumuşak bir hale gelmiştir. Bu taşın
numunesi hala oradadır. Ziyaretçiler,
Peygamberimizin (sas) mübarek başını dokunduğu
taşa teberrüken yüzlerini ve gözlerini sürerler.
8-Mescid-i
İbrahim:
Bu mescide Nemre Mescidi de denir. Cebeli Rahmetin
sağ tarafındadır. Burada öğle ve ikindi namazları
bir arada kılınır. Mescid-i İbrahim, Vakfe’ye
yarım saat kadar uzaklıktadır. Burası gayet
sıcaktır. Sıcaklık bazan 39 dereceyi aşar.
Hacıların buraya gitmesi için kendisini çok iyi
koruması gerekir. Burada Zübeyde suyu ile
doldurulan bir sarnıç vardı. Arafat’a çıkılacağı
zamanlar, Mekke’de ki, Zübeyde suyu buraya
akıtılarak bu sarnıç dolardı.
9-Mescid–i
Meş’ar:
Buraya Mescid-i Adem de denir. Mescid-i İbrahim’e
3 mil uzakta Müzdelife, Cebel-i Kuzah’a mukabil
bir yerinde dik dörtgen şeklindedir. Üç tarafından
merdivenle çıkılır. Duaların kabul olduğu bir yer
olmakla gece burada geçirilir. Buranın geceleri
soğuk olmakta; iyi korunmak gerekir.
10-Mescid-i Sahra:
Arafat’ta Cebel-i Rahmet’in yanıdan bir kayalık
içinde bulunmakta ve buraya Mescid-i Sahra
denmiştir. Resulullah’ın (sas) burada vakfe
yaptığı rivayet edilir.
11-Mescid-i
Cebel:
Arafat’ta Arafat hutbesinin irad edildiği yerdir.
Burada bu vakfeye her sene hac ayının 9.ncu günü
hacılar toplanır. Arafat Dağı, civar dağların en
küçüğü olmakla beraber manevi kıymeti itibariyle
hepsinden üstün sayılır. Buraya Cebel-i Rahmet
denir. İlahi Rahmetin hacılar üzerine indiği dağ
manasını ifade eder. Bu dağın tepesinde eski bir
bina vardır. Bu binanın Adem Aleyhisselam’ın
mutfağı olduğu söylenir ve Hz. Havva ile
burada karşılaştığı rivayet olunur.
12-Mescid-i
Çağran:
Mekke ile Taif arasındadır. Mekke’ye Taif’ten daha
yakındır. Çağran deresi civarında yapıldığından
Mescidü’l-Çağran denilmiştir. Resulullah (sas)
Huneyn ganimetlerini burada taksim
etmişlerdir. Aynı sene de burada ihrama girip
Umrenin şartlarını yerine getirmişlerdir.
13-Mescid-i
Mutteka:
Bu mescid Mekke’dedir, yıkılmış olup yerini bilen
hemen hemen yok gibidir. Taberi’ye göre Eciyat
denen mahaldedir. Resulullah (sas) burada namaz
kıldıktan sonra bir yere yaslanarak istirahat
ettiklerinden Mescid-i Mutteka denilmiştir.
14-Mescid-i
Aişe:
Mekke’ye yayan olarak 1 saat mesafededir. Hazret-i
Aişe’nin kardeşi Hazret-i Abdurrahman ile beraber
ihram için Cebel-i Ten’im’deki ağaçlık yere
gelince orada ihramlanmış iki rekat ihram
sünnetini kılmıştır onun için Mescid-i Aişe
denilmiştir.
15-Mescid-i
Cin:
Mekke’nin Şam tarafındadır. Mualla kabristanının,
Batn-ı Vadiye bitişik olan duvarının karşısında
Cebel-i Hacun’un mukabilinde toprak altı bir
mescittir. Cennet-i Muallaya gelenler burada
ikişer rekat namaz kılarlar.
Peygamber Efendimiz (sas) Taif’ten döndükten sonra
buraya gelmiştir. Sabah namazını
kılarken okuduğu Kuran’ı cinler dinledikleri için
buraya Mescid-i Cin denilmiştir. Bunların
sayısının 7 olup Nusaybin cinlerinden oldukları
söylenmektedir.
16-Mescid-i
Râye:
Bu mescit Mekke’nin doğu tarafındadır. Mescid-i
Miha’ya ziyaretten sonra bu mescide gelinir ve iki
rekat Tahıyyetü’l-mescid namazı kılınır. Peygamber
Efendimiz (sas) burada iki rekat namaz
kılmışlardır.
17-Mescid-i
Biy’at:
Mekke-i Mükerreme’nin Şam tarafındadır. Mekke’den
Mina’ya giden kimsenin soluna düşer. Bir çok
sahabe, Peygamberimiz (sas) burada Biy’at
ettikleri için Mescid-i Biy’at denilmiştir.
18-Mescid-i
Ebu Bekir:
Mekke’nin Yemen tarafında bir kubbe içerisindedir.
Mekke’de hacılar bazen buraya birikir ibadet ve
zikir ederler. Hazret-i Ebu Bekir burada
doğduğundan buraya Mescid-i Ebu Bekir veya Mescid-i
Mevlid-i Ebu Bekir denir.
19-Mescid-i
Tuva:
Mekke’nin Şam tarafında belde haricinde bulunur.
Peygamberimiz (sas) Veda haccında buraya inmiş bir
gece kalmış ve sabah namazını burada kılmıştır.
Not:
Bu mescidlerin bir kısmının şimdi yerlerini bile
tespit zorlaşmıştır. Onun için bilenler ile
gidilip fotoğraf ve kamera ile kesin tespitlerinin
yapılması gerekmektedir. Veya eski tarihi
fotoğraflar üzerinde bir çalışma yapılması icab
etmektedir.
|