HACC VE UMRE
Dünyada Tüm İnsanlara Ahiret'te iman edenlere Merhametli olan Allah'ın adıyla başlarım
ANA SAYFA 


Bismillâhirrahmânirrahim
Medine'yi Ziyaret Âdâbı
Şeyh Salâh el-Budeyr 25.11.1422 hicri

Muhakkak ki hamd Allah'adır. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'na, ailesine ve ashabına çokça salât ve selam eylesin.

(Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.) (3/Âl-i Imran/102)  

(Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.) (4/en-Nisa/1)  

(Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.) (33/el-Ahzâb/70-71) 

Ey müslümanlar!. Medine-i Nebeviyye'ye gelenler... Güzel bir yere geldiniz ve güzel bir kazanç elde ettiniz. Medine'deki amelleriniz iyi olsun! Allah salih amellerinizi kabul etsin! Sizleri hayırlı emellerinize ulaştırsın! Hicret ve zafer yurdu, Muhammed Mustafa'nın beldesi, seçkin sahabilerin hicret ettikleri şehir ve Ensar'ın diyarı Medine'ye hoşgeldiniz. Sizler bu ülkede, Haremeyn-i Şerifeyn ülkesinde aileniz, akrabanız ve sizi sevenler arasındasınız. Size hizmet etmek onlar için bir şereftir. Sizin rahatınız onların arzusudur. İhtiyaçlarınızı gidermek onların vazifesidir. Bu diyar sizin diyarınız, bu ülke sizin ülkenizdir. 

Ey Medine'nin misafirleri! Sizler Mekke'den sonra yeryüzünün en hayırlı toprağı ve en şereflisi sayılan bir beldedesiniz.Bunun kıymetini ve değerini bilin. Hürmetine ve kudsiyetine dikkat edin. Burada en güzel âdâp ile davranın. Bilin ki Allah, Medine'de bidat icat edeni en kötü azap ile tehdit etmiştir. Ebu Hureyre radıyallahu anh Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Medine'de Ayr ile Sevr arası haram bölgedir. Kim orada bir bidat icat ederse ya da bir bidat icat edeni barındırırsa Allah'ın, meleklerin, ve tüm insanların laneti onun üzerinedir. Allah, Kıyamet günü ondan ne farz ne nafile hiçbir amelini kabul etmez." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder. Kim Medine'de bir günah işlerse ya da günah işleyeni barındırır ve korursa kendisini alçaltıcı bir azaba ve Alemlerin İlahı'nın gazabına maruz bırakmıştır. 

Şüphesiz bidatların en büyüğü bidat işleyerek Medine'nin saflığını bozmak, hurafelerle bulandırmak ve temiz toprağını bidat görüşler, şirk ve İslam'a ters düşen çeşitli düşünceler ve haramlar içeren kitaplar basıp yayarak kirletmektir. Bu bidatları icat eden ve barındıranın günahı aynıdır. 

Ey öncekilerin ve sonrakilerin efendisinin mescidine gelen ziyaretçi! Bu ziyaretinle ilişkili hükümleri anladın mı? Bu hükümlerden helal ve haram olanını öğrendin mi? Yoksa sen de avamı taklit eden, sıradan insanlara uyan ve insanların efendisinin sünnetinden habersiz olanlardan mısın? 

Ey değerli ziyaretçi! Şimdi sana bir kaç söz söyleyeceğim ve Kur'an ve sünnet'ten seçilmiş bazı öğütler sunacağım. Bunlar, bu ziyaretinle ilgili hükümler konusunda seni aydınlatmaya yönelik bir takım işaretlerden başka bir şey değildir. Müslüman, Kur'an ve Sünnet ile sapıkların sapıklığından ve cahillerin cahilliğinden, sözlerde ve davranışlardaki bidatlardan korunur. 

Ey müslümanlar!.. Mescid-i Nebevi'yi ziyaret sünnetlerden bir sünnettir, vaciplerden bir vacip değildir. Bu ziyaretin hac ile bir ilişkisi yoktur. Haccı tamamlayan davranışlardan da değildir. Mescid-i Nebevi'yi ziyaretin ya da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrini ziyaretin hac ile bağlantısı konusunda rivayet edilen hadisler uydurma hadislerdir, yalandır. Kim Medine'ye Mescid-i Nebevi'yi ziyaret gayesiyle gelirse gayesi kabul görür ve davranışı (sevapla) mükafatlandırılır. Kim de kabirleri ziyaret etmek ve onlardan yardım dilemek gayesiyle Medine'ye gelirse gayesi haramdır ve yaptığı reddedilir. Ebu Hureyre radıyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellm'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Ancak üç mescidi ziyaret amacıyla yolculuğa çıkılır: Mescid-i Haram, benim bu mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Mescid-i Aksa." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder. Cabir radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Yolculuğa çıkılan yerlerin en hayırlısı bu mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Beytü'l Atik (Kabe)'dir." Bu hadisi İmam Ahmed rivayet eder.

Ey müslümanlar! Mescid-i Nebevi'de kılınan namazın farz olsun nafile olsun kat kat sevabı vardır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bu mescidimde kılınan bir namaz Mescid-i Haram hariç başka mescidde kılınan bin namazdan daha üstündür." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder.

Fakat , Mescid-i Nebevi'de kılınan namazın sevabı kat kat fazla da olsa nafile namazı evde kılmak daha faziletlidir. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki namazların en faziletlisi farz namazlar hariç kişinin evinde kıldığı namazdır." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder.

Ey bu yüce mescidi ziyarete gelen değerli ziyaretçi! Bil ki, Mescid-i  Nebevi'nin direkleri, duvarları, kapıları, mihrabı ve minberi gibi bölümlerine el sürerek ya da öperek bereket ummak caiz değildir. Aynı şekilde Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrinin bulunduğu bölmeyi elle selamlayarak, öperek ya da elbiseyi sürerek bereket ummak da caiz değildir. Bu bölümü tavaf etmek de caiz değildir. Kim bunlardan bir şeyi yaparsa tevbe etmesi ve yaptığını bir daha yapmaması gerekir.

Mescid-i Nebevi'yi ziyaret edenin Ravza-i Şerif'te (Rasulullah'ın hücresi ile minberi arasındaki bölüm) iki rekat ya da dilediği kadar nafile namaz kılması meşrudur. Çünkü bunun fazileti hakkında delil vardır. Ebu Hureyre radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder. Yezid b. Ebi Ubeyd şöyle der: "Seleme b. İbnu'l Ekva' ile (Mescid-i Nebevi'ye) gelirdim. MUshafın konulduğu yerin yanındaki direğin dibinde, yani Ravza-i Şerif'te namaz kılardı. Dedim ki: "Ey Ebâ Müslim! Bu direğin yanında namaz kılmaya dikkat ettiğini görüyorum." Şöyle dedi: "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in onun yanında namaz kılmaya dikkat ettiğini gördüm." Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder.

Ravza-i Şerif'te namaz kılmaya gayret etmek insanların hakkını çiğnemeyi, zayıfları ve güçsüzleri itip kakmayı gerektirmez. Medine'yi ziyaret edenin ve orada oturanın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e uyarak umre sevabı kazanmak üzere namaz kılmak için Kuba Mescidi'ne gitmesi meşrudur.

Sehl b. Cüneyf radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Kim bu mescide (Kuba Mescidi'ne) gelmek üzere evinden çıkar ve burada namaz kılarsa bu umreye denk olur." Bu hadisi İmam Ahmed rivayet eder. İbn-i Mace'deki rivayet şöyledir: "Kim evinde temizlenir de sonra Kuba Mescidi'ne gelir ve orada namaz kılarsa ona umre ecri vardır." Sahihayn'da (Buhari ve Müslim'de) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Kuba Mescidi'ne her cumartesi günü yürüyerek ve binek üzerinde geldiği ve orada iki rekat namaz kıldığı rivayet edilir.

Ey değerli ziyaretçi! Medine-i Nebeviyye'de bu iki mescidin; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in mescidi ve Kuba Mescidi'nin dışında başka bir mescidi ziyaret etmek meşru değildir. Ziyaretçinin ya da başkasının hayır elde etmek ya da orada ibadet etmek kasdıyla şeriatın müstehap görmediği (sevap görmediği) bir yere özellikle gitmek meşru değildir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in emrettiği ve ziyaretine teşvik ettiği yerlerin dışında, Rasulullah'ın veya sahabilerin namaz kıldığı yerleri ve mescidleri, orada namaz kılmak, ya da dua etmek ve benzeri kasıtlarla araştırmak da meşru değildir. Ma'rûr b. Suveyd rahimehullah'dan şöyle dediği rivayet edilir: Ömer ibnu'l Hattâb radıyallahu anh ile birlikte yola çıkmıştık. Yolun bir bölümünde karşımıza bir mescid geldi. İnsanlar hemen orada namaz kılmaya başladılar. Ömer radıyallahu anh "Ne yapıyorsunuz?" dedi. Dediler ki: "Bu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in namaz kıldığı bir mescittir. Ömer radıyallahu anh şöyle dedi: "Ey insanlar! Şüphesiz sizden öncekiler bunun gibi şeylere uydukları için helak oldu. Kime orada bir namaz (vakti) denk gelirse orada namaz kılsın. Kime de orada bir namaz (vakti) denk gelmezse geçip gitsin." Bu hadisi, İbni Ebi Şeybe rivayet eder. Ömer İbnu'l Hattab radıyallahu anh'a bir grup insanın Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e beyat edilen ağacın altına gittikleri haberi ulaşınca Ömer radıyallahu anh ağacın kesilmesini emreder ve ağaç kesilir. Bu hadisi İbni Ebi Şeybe rivayet eder.

Ey müslümanlar!.. Mescid-i Nebevi'yi ziyaret eden erkeklere Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrini ve iki sahabisinin, Ebu Bekr ve Ömer'in kabirlerini onlara selam vermek ve onlar için dua etmek için ziyaret etmesi meşrudur. Kadınların ise kabirleri ziyaret etmesi caiz değildir. Bu alimlerin görüşlerinden en doğru olanıdır. Ebu Davud, Tirmizi ve İbni Mace; İbni Abbas radıyallahu anhuma kanalıyla Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirler üzerine mescid ve kandil yapanlara lanet ettiğini rivayet eder. Tirmizi'de Ebu Hureyre kanalıyla, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabirleri çokça ziyaret eden kadınlara lanet ettiğini rivayet eder.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrini ziyaretin şekli şöyledir: Ziyaretçi Rasulullah'ın kabrine gelir ve yüzünü kabre dönerek "Esselamu aleyke ya Rasulallah/selam sana ey Allah'ın Rasulü der, yarım metre kadar sağına ilerler ve "Esselamu aleyke ya Eba Bekr /Selam sana ey Ebu Bekr" diyerek Ebu Bekr'e selam verir. Yine yarım metre kadar sağına doğru ilerler ve "Esselamu aleyke ya Umer/ Selam sana ey Ömer" diyerek Ömer'e selam verir.

Ziyaretçi şu hatalara düşmekten sakınmalıdır:

Birinci hata: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e (Bir şey istemek için) dua etmek, O'na seslenmek ve O'ndan yardım dilemek. Bazıları şöyle der: "Ey Allah'ın Rasulü! Hastama şifa ver!" "Ey Allah'ın Rasulü borcumun ödenmesini sağla!" "Ey hacet kapım!" Bu ve benzeri sözler, şirk sözlerden ve bidat davranışlardandır. Allah'ın kulları üzerindeki hakkı olan tevhide ters düşer.

İkinci hata: Kabrin önünde sağ eli sol el üzerine bağlayarak namaz kılar gibi durmak. Bu haram olan bir davranıştır. Çünkü bu duruş boyun eğme ve ibadet ifade eder ve ancak Allah azze ve celle için yapılabilir.

Üçüncü hata: Kabir önünde eğilmek, secde etmek veya benzeri Allah'dan başkası için yapılması caiz olmayan davranışlarda bulunmak. Kays b. Sa'd radıyallahu anh şöyle der: Hıyra'ya (Kûfe yakınlarında bir belde) gittim ve orada kahramanlarına secde ettiklerini gördüm. Dedim ki: "Rasulullah kendisine secde edilmeye daha layıktır. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e geldim ve "Hıyra'ya gittim ve onların kahramanlarına secde ettiklerini gördüm. Ey Allah'ın Rasulü! Sana secde etmemiz daha layıktır" dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ne dersin, kabrimin yanından geçsen ona secde eder misin?" "Hayır" dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Böyle yapmayın (yani secde etmeyin)." Enes radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Bir insanın, başka bir insana secde etmesi doğru olmaz." Bu hadisi; İmam Ahmed rivayet eder.

Dördüncü hata: Kabirlerin yanında Allah'a dua etmek ya da kabirlerin yanında yapılan duanın kabul edildiğine inanmak. Bu da haram kılınan bir davranıştır. Çünkü şirke yolaçan faktörlerdendir. Kabirlerin yanında ya da Rasulullah'ın kabri yanında dua daha faziletli ya da daha doğru olsaydı, Allah'a daha sevimli ve kabul edilmeye daha layık olsaydı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bizleri buna teşvik ederdi. Çünkü O, cennete yaklaştıracak hiçbir şeyi bırakmamış, ümmetini ona teşvik etmiştir.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle bir tavsiyede bulunmayınca bunun meşru olmayan bir davranış, haram olan ve yasaklanan bir iş olduğu anlaşılır. Ebu Ya'la ve Hafız Ziya el-Makdisi şunu rivayet eder: "Ali b. Hüseyin Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrinin yanındaki bir boşluğa gelen bir adam görür. Adam oraya girer ve dua eder. Ali b. Hüseyin adamı bundan menederek şöyle der: "Sizlere babamdan işittiğim, onun da dedesinden, dedemin de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den işittiği bir hadis söyleyeyim mi?: "Kabrimi bayram yerine ve evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Bana salatta bulunun. Çünkü selamınız nerede olursanız olun bana ulaşır."

Beşinci hata: Medine'ye gelemeyenlerin, bazı ziyaretçilerle, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e selam göndermesi ve bazı ziyaretçilerin bu selamı iletme görevini üstlenmesi. Bu, bidat olan bir davranış ve sonradan uydurulmuş bir iştir. Ey Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e selam gönderenler ve bu selamı taşıyanlar!.. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyruğunu yapmanız size yeterliydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bana salâtta bulunun. Çünkü nerede olursanız olun selamınız bana ulaşır." Ve şöyle buyurur: "Allah'ın yeryüzünde gezgin melekleri vardır, bana ümmetimden selam ulaştırırlar." Bu hadisi İmam Ahmed rivayet eder. 

Altıncı hata: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrini tekrar tekrar ve çokça ziyaret etmek. Örneğin her farz namazdan sonra ya da her gün özellikle belirli bir namazdan sonra ziyaret etmek. Bu davranış, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in "Kabrimi bayram yerine çevirmeyin" uyarısına ters düşmektedir. İbni Hacer el-Heytemi Mişkat'ın şerhinde şöyle der: "Âdehu, ve ı'tadehu ve teavvedehu, onun adeti haline geldi demektir. Hadisin anlamı; "Kabrimi alışkanlık mahalli, çokça ve tekrar tekrar gelinen bir yer haline getirmeyin" dir. Bu nedenle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem "Bana salâtta bulunun, çünkü salâtınız nerede olursanız olun bana ulaşır" buyurmuştur. Hadiste kinaye yoluyla buna işaret edilmektedir. 

İbni Rüşd'ün el-Cami' li'l Beyan isimli eserinde ise şu zikredilir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrini her gün ziyarete gelen bir yabancı hakkında İmam Malik rahimehullah'a  sorulur. İmam Malik şöyle der: "Bu dinden değildir. Sonra şu hadisi zikreder: "Allah'ım! Kabrimi, ibadet edilen bir put kılma!" İbni Rüşd şöyle der: "Rasulullah sallalahu aleyhi ve sellem'in kabrinin önünden sık sık geçerek O'nu selamlamak ve her gün kabrin yanına gelmek mekruhtur. Bu; kabri, her gün orada namaz kılmak için gidilen mescid yapmamak içindir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bundan menetmiş ve şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir put kılma!" 

Kabrin önünde her gün bir kez veya daha çok duran, selam verip dua eden Medine ehlinden birtakım insanlar hakkında Kadı İyad'a sorulur. Şöyle der: "Fıkıh ehlinden hiç kimseden bu konuda bana birşey ulaşmadı. Bu ümmetin sonradan gelenleri ancak öncekilerin ıslah olduğu şeyle ıslah olacaktır. Bana bu ümmetin öncekilerinin bunu yaptıklarına dair birşey ulaşmadı." 

Yedinci hata: Mescid-i Nebevi'nin her yönünden kabre doğru dönmek mescide her girişte ya da her namazdan sonra yüzünü kabre çevirmek. Elleri bağlayarak başı öne eğmek ve bu şekilde selam vermek. Bu davranışlar, insanlar arasında yaygın olan bidatlardandır. 

Allah'ın kulları! Allah'dan korkun, bidatlardan ve İslam'a ters düşen davranışlardan sakının. Hevadan ve körükörüne taklitten sakının. Davranışlarınızı delilli olarak yapın: (Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işi kendisine güzel görünen ve heveslerine uyan kimse gibi olur mu?) (47/Muhammed/14) 

Allah beni ve sizleri peygamberlerin efendisinin yolunda yürüyen hidayete ermiş yol göstericilerden eylesin. İşittiğiniz bu sözleri söyler, Allah'dan bağışlanma dilerim. 

İhsanı için Allah'a hamdolsun. Başarılı kılması ve nimetlendirmesi nedeniyle O'na şükürler olsun. Allah'dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur, şânı yücedir. Şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah'ın rızasına davet edendir. Allah; O'na, ailesine, ashabına ve din kardeşlerine salât ve çokça selam eylesin.

Bundan sonra... Ey Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun ve O'nu gözetin. O'na itaat edin ve O'na isyan etmeyin. (Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğrularla beraber olun. (9/et-Tevbe/119) 

Ey müslümanlar! Medine-i Nebeviyye'yi ziyaret eden erkeklere ve Baki' mezarlığını ve Uhud şehitlerini, onlara selem vermek ve onlar için dua etmek üzere ziyaret etmeleri meşrudur. Bureyde radıyallahu anh şöyle der: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara mezarlıklara gittikleri zaman şöyle demelerini öğretirdi: "Bu diyarın mü'min ve müslüman sakinleri! Selam sizin üzerinize olsun. Biz de Allah'ın izniyle size kavuşacağız. Allah'dan bizim ve sizin için afiyet dilerim." Bu hadisi Müslim rivayet eder. Kabir ziyareti şu iki büyük hedef için meşru kılınmıştır:

Birincisi; ziyaretçinin ibret alması ve ölümü hatırlaması içindir. İkincisi; ziyaret edilen içindir. Onun için Allah'a dua edilir. Allah'ın ona rahmet etmesi ve onu bağışlaması dilenir. 

Kabir ziyaretinin caiz olması için ziyarette kötü söz söylememek şarttır. Bu sözlerin en büyüğü şirk ve küfürdür. Bureyde, babasından (Allah onlardan razı olsun); Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizleri kabir ziyaretinden menetmiştim. Kim ziyaret etmek istiyorsa ziyaret etsin. (Orada) kötü söz söylemeyin." Bu hadisi Nesai rivayet eder. Medine'deki bu kabirlerin ve başka kabirlerin etrafında tavaf etmek, onlara yönelerek veya onların arasında namaz kılmak, Kur'an okuyarak, dua ederek ve benzeri ibadetlerle ibadet etmek caiz değildir. Çünkü bunlar Alemlerin Rabbi Allah'a şirk koşulmasına yolaçan davranışlardır, üzerine mescid bina edilmese bile kabirleri mescid edinmek anlamındadır. Aişe ve İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun) der ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ölüm döşeğinde şöyle buyurur: "Allah'ın laneti yahudilerin ve hıristiyanların üzerine olsun; peygamberlerinin kabirlerini mescitlere çevirdiler." Bu hadisi Buhari rivayet eder. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "İnsanların en şerlileri Kıyamet koptuğu esnada hayatta olanlar ve kabirleri mescid edinenlerdir." Bu hadisi, İmam Ahmed rivayet eder. Ebi Mersed radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den şöyle işittiğini rivayet eder: "Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın." Müslim rivayet eder. Ebu Said el- Hudri radıyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder. "Kabirler ve hamamlar (tuvalet ve banyolar) hariç yeryüzünün tamamı mesciddir."  Bu hadisi İmam Ahmed rivayet eder. Enes radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in, kabirler arasında namaz kılmayı yasakladığını rivayet eder. Bu hadisi İbni Hibban rivayet eder.

Kabirler üzerine kapanarak secde etmek caiz değildir. Bilakis bu cahilce ve putperestçe bir davranıştır. Sapıkça bir düşünce ve akılsızca bir harekettir. Bu ve diğer kabirleri ziyaret edenlerin onlara el sürerek, öperek, vücudunun bir bölümünü kabre yaslayarak, şifa olması için toprağını üzerine serperek ya da yıkanmak için bir miktar toprağından alarak kabirlerinden alması caiz değildir. Yine ziyaretçinin bereket umarak saçının bir kısmını, mendilini ya da resmini kabrin toprağına gömmesi caiz değildir.

Kabirlere para ya da buğday ve benzeri yiyecekler atmak caiz değildir. Bu tür davranışlardan herhangi birini yapanın tevbe etmesi ve bir daha onu yapmaması vaciptir.

Kabirleri kokulandırmak; Allah'dan "onların hakkı veya makamı için" istekte bulunmak caiz değildir. Bilakis bu haram kılınan bir tevessül şeklidir. Şirke yolaçan davranışlardandır.

Kabirlerin resmedilmesi de caiz değildir. Çünkü bu onların yüceltilmesine ve onlar aracılığıyla fitneye düşülmesine neden olur. İslam'a ters düşen bu tür davranışlarda bulunmak isteyenlere koku, buğday ve benzeri şeyleri satmak da caiz değildir.

Ölülerden yardım istemek, onlardan meded talep etmek; onlara seslenip, onlardan ihtiyacını gidermesini, fayda getirmesini ve belalardan korumasını istemek büyük şirktir. Yapanı İslam Dini'nden çıkarır, putperestlerden yapar. Çünkü belaları ve sıkıntıları ancak Allah azze ve celle giderebilir: (Rabbiniz Allah'dır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir. Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.) (35/el-Fatır/13-14) Allah azze ve celle şöyle buyurur: ((Rasulüm!) De ki: "Allah'ı bırakıp da (ilah olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler." Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.) (17/el-İsra/56-57) 

Allah'dan hakkıyla korkun ey Allah'ın kulları! Putlara tapanların ve şeytanın dostlarının davranışları gibi davranışlardan sakının. Çünkü onlar mescidleri bırakıp, kabirleri ve meşhed olarak adlandırdıkları yerleri yüceltirler. Allah'a sığının ve başınıza gelen sıkıntıları gidermesini Allah'dan dileyin: (Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O her şeye kadirdir. O, kullarının üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir.) (6/el-Enam/17-18)

İnsanların en hayırlısına salât ve selamda bulunun. Çünkü bunu size Allah azze ve celle emretmiştir. Şöyle buyurur: (Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin.) (33/el-Ahzâb/56)

İSLAMİ KONULU SİTELERİMİZ ALLAHU TEALANIN RIZASI GÖZETİLEREK YAPILMIŞTIR. FAYDALANMAK İSTEDİĞİNİZ BİLGİYİ SORMADAN ALABİLİRSİNİZ. EROLKARA SİTELERİNDEN ALDIĞINIZI BELİRTMENİZ HELALLEŞMEMİZ İÇİN YETERLİDİR
ANA SAYFA 


 
HAREMEYN EFSANESİ İSTATİSTİK