|
HAREM-İ ŞERİF &
MESCİD-ÜL HAREM
Allah c.c’ın evine
doğru yola çıkıyoruz. Günahkâr olarak, boynumuz bükük, bin pişman
olarak...
"Lebbeyk Allahümme Lebbeyk, Lebbeyke La şerike leke Lebbeyk
İnnellhamde ven-ni'mete Leke vel'mülke La şerikeleke" “ Buyur, buyur
Allahım senin şerikin ve nâzirin yoktur. Hamd de senin, mülk de
senindir.”
Haykırdığımız hakikat
ise şudur: "Senin yeryüzündeki evine gelebilmek için hiçbir
engel tanımadık Ya Rabb! Tüm engelleri aştık işte emrine geldik. Şu
anda emrine hazırız Ya Rabb! Emrini bekliyoruz Ya Rabb!
Malımızla, canımızla hep senin emrindeyiz Ya Rab!"
Onlarca kapıdan
çıkılan dış avlu namaz kılmanın yanı sıra Müslümanlarca bir gezinti
ve dinlenme yeri olarak da kullanılıyor. Oldukça geniş olan avlunun
altı, modern abdest yeri ve tuvalet olarak düzenlenmiş. Aynı anda
yüzlerce kişinin abdest ve tuvalet ihtiyacını giderebileceği bu
mekân, zorlanarak da olsa ihtiyacı karşılıyor. (Medine 'de olduğu
gibi ne yazık ki buradaki tuvaletlerde sabun bulmanız imkânsız,
Büyük bir ihtimalle ihramlı olanların kokulu sabun kullanması yasak
olduğundan sabun bulundurulmamış olabilir ) Avlunun dış kısımları
ise seyyar satıcılarca işgal edilmiş durumda.
Dış avlunun etrafı ise tamamen binalarla çevrilmiş durumda. Etrafta
toprak zemin veya çölün vazgeçilmez unsuru olan kum görmeniz
imkânsız. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) Mekke müşriklerine
seslendiği Kâbe’nin dış duvarlarına 10 metre mesafedeki Ebu Kubeys
Dağı’nın yerinde yeller esiyor bugün. Üstüne kondurulan Kral
sarayıyla dağ tamamen kaybolmuş.
Harem-i Şerif'te esas
itibariyle yedi minare vardır. Bunlar da Emmare - Levvame - Mülhime
- Mutmainne - Radiye - Mardiye - Safiye mertebelerine aynadır.
Kâbe'nin altından
geçen suyun yani zemzemin en büyük özelliği, içinden pozitif enerji
hattının geçmesidir. Bu bakımdan insana enerji kazandıran ve türlü
hastalıklara şifa olan bir sudur.
Sürûr veren, içimine
doyulmayan soğuk zemzem depoları, hususî kapları içerisinde
kalabalık arasına uygun şekilde yerleştirilmişti.
Mescid–i Haram ilk bakışta üç kat gibi görünmesine rağmen aslında
dört kat. İlk anda fark edilemeyen, zeminin altındaki katta da
ibadet yapılıyor. Bol sütunlu ve oldukça yüksek olan katlar
havalandırma ve serinlik temini için çok sayıda asılı vantilatör ile
donatılmış. Sütunların çoğunun dibine görüntüyü bozmayacak şekilde
yerleştirilmiş, bir kullanımlık plastik bardaklarla modern usullerde
dizayn edilmiş zemzem termoslarından her an buz gibi zemzem içmeniz
mümkün. Ayrıca tavaf alanına inen merdivenlerin sağ ve sol
taraflarına da, musluklarından zemzem akan sıra sıra çeşmeler
yapılmış. Kabe’nin etrafındaki tavaf alanının içinde ve Makam–ı
İbrahim’in 20 metre kadar arkasında olan zemzem kuyularına ilaveten
yapılan bu tertibat hacı adaylarının zemzeme ulaşmalarını oldukça
kolaylaştırıyor.
Kabe’de tavaf sadece Beytullah’ın etrafındaki geniş alanda
yapılmıyor. Tam dönüş imkanı vermeyen zemin kat haricinde diğer üç
katta da tavaf yapılabiliyor, yani Beytullah’ı uzaktan çevreleyen bu
mahfillerden de tavaf ibadeti ifa edilebiliyor.
Beytullah çevresinde en yakın tur (şavt) 50 ve 60 metrelik bir
mesafe tutarken, en üst katta yapacağınız her bir dönüş ise yaklaşık
bir kilometrelik mesafeye karşılık geliyor. Alttaki geniş alanda
kalabalık içine dalıp, çarparak, çarpılarak, ezerek, ezilerek,
keskin ve sert bakışlar fırlatarak yapılan tavafa kıyasla üst
katlarda yapılanlar daha sakin dinimizin anlayışına daha uygun diye
düşünüyorum.
Terasta tavaf gerçekten rahat ancak mesafe neredeyse aşağının 3
katı. Yani bir şavt bir kilometre tavaf ise 7 kilometre tutuyor.
Üfül üfül esen maddi ve manevi tertemiz hava içinde tavafları
bitirebilir, zemzemimizi kana kana içer, yüzünüze gözünüze sürer ve
makamı İbrahim’in arkasına gelecek şekilde, namazınızı kılarsınız.
Kabe'nin terasını, Altın Oluk’u, Hicr’i Hacer–ül Esved’i kuşbakışı
seyreder ve istediğiniz kadar namazı rahatça eda edersiniz. Burada
aşağıdakiler kadar rahatsız edilmesiniz, hatta hiç denecek
kadar.....
Mescid–i Haram’ın üst katlarına düz merdivenlerle çıkılabildiği gibi
yürüyen merdivenlerle ya da asansörlerle de çıkılabiliyor. Her
tarafa yerleştirilen iki iniş, iki çıkışlı yürüyen merdivenler hacı
adaylarına rahatlık veren en güzel unsurlardan biri. Oldukça yaşlı
hacı adayları çıkmakta çok zorlanacakları üst katlara bu sayede hiç
yorulmadan çıkabiliyorlar.
Kabe’nin içinde bulunduğu Mescid–i Haram içinde, sağlık sorunları
olan, yaşlı ve güçsüz hacı adaylarının tavaflarını rahat
yapabilmeleri için tekerlekli sandalye ile taşıma hizmeti
veriliyor. tekerlekli sandalye ile yapılan taşımalarda ise 50 Suudi
Arabistan Riyali ücret alınıyor.
Mescid–il Haram’ın
mimarisi Arapça’daki vav harfine benziyor. Mimarideki vav’ın oldukça
uzun olan düz çizgisini, Hz. Hacer’in oğlu İsmail’e su bulmak için 7
kez gidip geldiği Safa ve Merve tepeleri oluşturuyor. Safa tepesi
Kabe’ye 80 metre uzaklıkta olmasına karşılık, vav çizgisinin en uç
noktasını oluşturan Merve tepesi ise 250 metrelik bir uzaklığa
sahip. İki tepenin arası ise yaklaşık 400 metre. Safa’dan başlamak
üzere Say yapmak için 4 kez gidip, üç kez gelmek zorunda olduğumuz
iki tepenin arası, çok küçük bir kayalık kısmın haricinde tamamen
mermerle kaplanmış durumda. 20 metre genişliğindeki Say yolunun tam
ortasına yapılan birer metrelik, biri gidiş biri geliş olmak üzere
iki dar şeridi, tekerlekli sandalyeli hacılar kullanıyor. 2. ve 3.
katlarda da say yapmak pekala mümkün.
Hacer–ül Esved hizasına gelindiği bilinsin diye mahfillere yeşil
ışık konmuş. Zeminde ise renkli mermerden bir çizgi oluşturulmuş.
İlle o çizgi üzerinde durup selamlama da şart değil. Bilindiği üzere
Efendimiz zamanında böyle bir çizgi yoktu. O hizaya gelmemiz,
yeterli olacaktır. Fakat hacılarımız çizgiyi kaçırmamak için birkaç
metre kala heyecana kapılmakta, kafalar yere eğilirken eller
insanların açılması için mengene gibi çalışmakta. Çizgiyi yakalayan
bırakmak istememekte, esas duruşa geçerek birkaç kez ellerini
kaldırıp ayalarını öpmekte, dolayısıyla gereksiz bir birikmeye,
izdihama sebep olmaktadır.
Dış yola kadar taşmış, mahfillerine varıncaya kadar hıncahınç dolu
olan Mescid–i Haram’ı ve Kabe’ye her hangi bir şekilde fotoğraf
makinesi, kamera gibi alet edavat sokmak yasak. Her namaz vakti aynı
mahşeri kalabalık.
ESKİ
KAPILARININ İSİMLERİ
1 – Babü’s –
Selamü’l- Kebir 2– Babü’s – Selam 3– Babü’s –
Selamüs’Sağir 4– Bab–ı Kayıt Bay 5– Bab–ı Nebi 6–
Bab–ı Abbas 7 – Bab–ı Ali 8– Bab–ı Baz’an 9– Bab–ı
Bağle 10– Babü’s Safa 11– Bab–ı Ecyad 12– Bab–ı
Mücahidiye 13 – Bab–ı Aclan 14 – Bab–ı Ümmühani 15
– Babü’l- Veda 16 – Bab–ı İbrahim 17– Babu’d –
Davudiye 18 – Babü’l-Atik 19 – Babü’z -Zımamiye 20
– Babü’l-Basıtıye 21 – Babü’l-Kutbi 22 – Babü’z-
Ziyade 23– Babü’l-Mahkeme 24 Babü’s-Süleyman 25 –
Babü’d-Derbiye ( Yeni ilavelerde yapılmıştır)
ESKİ
MİNARELERİNİN İSİMLERİ
1 – Kayıt Bay
Minaresi 2 – Hz Ali Minaresi 3 – Veda Minaresi 4
– Umre Kapısı Minaresi 5–Ziyade Kapısı Minaresi 6
– Minare–i Babü’s-Selam 7– Re’siye Minaresi 8 –
Süleymaniye Minaresi
|