HACC VE UMRE
Dünyada Tüm İnsanlara Ahiret'te iman edenlere Merhametli olan Allah'ın adıyla başlarım
ANA SAYFA 


Bismillâhirrahmânirrahim

Hacı Adaylarına Uyarılarımız

Hacca Gitmeden Önce

Hacc Yüce Allah'ın, Mekke'yi ziyaret etmeye güç yetirebilecek durumdaki kullarına farz kıldığı bir ibadettir. Bilindiği üzere bizzat kendisinin yerine getirmesi gereken bir ibadeti yapmakla yükümlü olan kişi önce onun nasıl yapılacağını öğrenmek zorundadır. Örneğin kurban kesmekle mükellef olan birinin kurbanı bizzat kendisinin kesmesi zorunlu olmadığından kurban kesme işinin nasıl yapılacağını öğrenmesi de zorunlu değildir. Bilen birine yaptırabilir. Ama namazı bizzat kendisi kılmak, dolayısıyla nasıl kılınacağını da öğrenmek zorundadır. Hacc ibadeti de mali ve bedeni yönden güç yetirenlerin bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gereken bir ibadettir. Mali imkânlara sahip oldukları halde bedenen buna güç yetiremeyenler başkalarını yerlerine vekil tayin edebilirler. Ama bedeni mazeretleri olmayanların bu ibadeti bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gerekir. Bu durumda hacc ibadetini bizzat yerine getirmeye niyetlenenlerin hacca gitmeden önce bu ibadetin ne şekilde yerine getirileceğini, farzlarını, vaciplerini ve sünnetlerini ya güvenilir bir kaynaktan ya da ilmine güvenecekleri bir ilim adamından öğrenmeleri gerekir.

Ama özellikle Türkiye'den giden hacıların çoğu bunu yapmayarak işi tamamen diyanetin veya kendilerini hacca götürecek firmaların görevlendireceği rehberlere bırakmaktadırlar. Üstelik diyanet veya hacc organizasyonu yapan firmalar rehber olarak görevlendirdikleri kişileri bu konuda bilgilendirme ihtiyacı duymadıkları gibi onların kendilerinin bu ibadeti yeterince bilip bilmediklerini sorma ihtiyacı bile duymuyorlar. Bu yüzden özellikle Türkiye'den giden hacı adayları bu ibadetin yerine getirilişi konusunda önemli yanlışlıklar yapıyorlar. Hatta bazen haccın sıhhatini (geçerliliğini) tehlikeye düşürecek hatalar bile yapılıyor.

Haccı Öğrenmek Zor Değildir

İşin gerçeğinde hacc ibadetini öğrenmek o kadar zor değildir. Hatta derli toplu bir hale getirildiğinde haccla ilgili bilgilerin beş vakit namazla ilgili bilgiler kadar bile çok olmadığı görülecektir. Ancak ömürde bir kere yerine getirilmesi gereken bir ibadet olduğundan ve çoğumuzun bilmediği, tanımadığı mekânlarda ifa edildiğinden dolayı belki bu konuyla ilgili teorik bilgilerin kavranması zor geliyor olabilir. Ancak öğrenim imkânlarının ve teorik bilgileri görüntülü olarak zihinlere yerleştirmeyi sağlayan araç - gereçlerin bu kadar geliştiği çağımızda artık hacc ibadetini öğretmenin ve öğrenmenin zor olmaması gerekir. Ama bu konuda ciddi bir gayret sarfedildiğine şahit olmuyoruz.

Rehberler Gerekli Eğitimden Geçirilmiyor

Diyebiliriz ki bu konuda bütün yük tamamen kendi vicdanlarıyla baş başa bırakılan veya az çok tecrübelerinin olduğuna kanaat getirilen rehberlere terk edilmektedir. Hacı adaylarının çoğu da kendileri bu işi öğrenmeden yola çıktıklarından rehberleri kendilerine ne yaptırırsa doğru da, yanlış da olsa onu yapmaktadırlar. Oysa belirttiğimiz gibi rehberler belli bir eğitimden geçirilmeden ve tamamen kendi vicdanlarıyla başbaşa bırakılarak gönderildiklerinden bazen ihmallerin olduğu ve yanlışların yapıldığı görülüyor. Örneğin bir rehberin işi çıkıyor, gözetimindeki hacı adaylarından bazılarının ziyaret tavaflarını kurban bayramı günlerinden sonraya bırakıyor. Bu konuda ilginç bir örnek verelim: Haccın vaciplerinden olan sa'y yedi şavttır. Ancak Safa tepesinden Merve tepesine gidiş bir şavt, dönüş bir şavt sayılmaktadır. Bu itibarla Safa'dan başlanarak dört gidiş üç dönüşle sa'y tamamlanmış olur. Yapılan bir hac esnasında rehberlerden birinin gidiş - dönüşü bir şavt sayarak Safa tepesinden başlayıp yine Safa tepesinde bitirmek suretiyle 14 şavtlık bir sa'y yaptırdığını ve o yaz sıcağında peşindeki hacı adaylarını hayli terlettiğini öğrenmiştik. Gerçi bu hareket haccın sıhhatine zarar vermez. Ancak olay rehberlerin haccı öğrenme konusundaki ihmalkârlıkları açısından ibret verici bir örnektir. Bunun benzeri daha birçok yanlışlık örnekleri duyduk. Bu da gösteriyor ki işin sadece rehberlere terkedilmesiyle sorumluluk tam olarak yerine getirilmiş olmuyor. Bu durum yetkili kurumların harekete geçerek rehberleri önceden bir hacc eğitiminden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır.

Rehberlik "Hacc Komutanlığı" mı?

Bütün bu yanlışlıkların sebebi yetkili kurumların rehberlere belli bir eğitim vermemelerinin yanı sıra onların da birçoklarının bu konuda gereken gayreti göstermemeleri. Buna ek olarak çoğunlukla rehberlik görevi insanları hac konusunda bilgilendirme, bilinçlendirme ve onlara yanlış yapmamaları için yol gösterme görevi olarak değil bir tür "hacc komutanlığı" görevi olarak algılanıyor. Dolayısıyla rehberler çoğu zaman "düş arkama dön benimle" demenin dışında çok fazla bir şey yapmıyorlar. Oysa bilindiği üzere bütün ibadetlerin temel unsuru niyettir. Niyet ise kişinin ne yaptığını bilmesiyle doğrudan ilgilidir. Nasıl niyet etmeksizin akşama kadar aç susuz durmak oruç sayılmıyorsa hacc ibadetini yerine getirirken ifa edilecek görevler açısından da aynı şeyin söz konusu olduğu unutulmamalıdır.

Örneğin Kâbe’nin tavaf edilmesi bir ibadettir. Ancak haccda birkaç çeşit tavaf var. Kurban bayramının ilk gününün yani Zilhicce'nin onuncu gününün fecir vaktinden sonra yapılması gereken ziyaret tavafı ise haccın rükünlerindendir. Bu tavaf yapılmadığında hacc sahih olmaz. Bu tavafın kurban bayramının ilk üç gününde yapılması ise vaciptir. Ancak hacı adaylarımızın, çoğu zaman bütün tavafları birbirinin aynı gibi gördüklerine ve ziyaret tavafını da rehberleri kendilerine öncülük ettiğinden yaptıklarına ve bu tavafın haccın rükünlerinden olduğunu bilmediklerine şahit olduk. Gerçi bu tavafı şartlarına uygun bir şekilde yerine getirdiklerinde haccın rüknü yerine getirilmiş oluyor. Ancak hacı adayının da en azından farz bir ibadetin sıhhatinin şartlarını bilmesi gerekir ki, bu ibadeti gereği gibi yerine getirip getirmediğini bilsin. Bu konuda verilebilecek bir diğer örnek ise Haceru'l-Esved'in meshedilmesi veya öpülmesidir. Bu fiil ne farz, ne de vacibtir. Sadece -ortam müsait olursa- sünnettir. Ancak hacı adaylarımızın Haceru'l-Esved'i meshedebilmek veya öpebilmek için birbirlerinin üstüne çıktıklarına şahit olmak mümkün. Bunun için Haceru'l-Esved'in yanına yanaşmak bir hengâme, yanaştıktan sonra geri çıkmak ise daha büyük bir hengâme oluyor. Bu yüzden bayılanlar bile oluyor. Oysa bunun için hem kendini bu kadar zora koşmak hem de başkalarını rencide etmek tamamen yersiz ve gereksizdir.

Bilgisizlik Normal İlişkilere De Yansıyor

Hacc görevinin yerine getirilmesi esnasında bu ibadetin kurallarının bilinmemesinden kaynaklanan birtakım yanlışlıklar yapıldığı gibi karşılıklı ilişkiler açısından da önemli yanlışlıkların yapıldığı görülüyor. Birincisinin sebebi hacc ibadetini yeterince öğrenmemek. İkincisinin sebebi ise ahlak ve adabı muaşeret eğitimindeki yetersizliktir. İkinci türden yanlışlıklar her ne kadar haccın sıhhatine zarar vermese de fazilet ve sevabına zarar vermektedir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'inde: "Hacc belli aylardadır. Kim bu aylarda haccı kendine farz ederse (ihrama girerse) bilsin ki, haccda kadına yaklaşmak, fenalık yapmak ve tartışmaya girmek yoktur. Her ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Yanınıza azık alın ve bilin ki, azıkların en hayırlısı takvadır." (Bakara, 2/197) Hacc çeşitli zorluklarla ve sıkıntılarla yerine getirilen bir ibadettir. Bu yönüyle nefis terbiyesi açısından da önemlidir. Bu yüzden Yüce Allah, bir haksızlık yapılması sebebiyle bile olsa haccda münakaşayı, kavgayı yasaklamış her zaman olgunca davranmayı tavsiye etmiştir. Ancak bu konuda yeterli bilince sahip olmayan hacı adaylarımızın önemli yanlışlıklar yaptıklarına şahit oluyoruz.

Haccda Ümmet Kimliği Öne Çıkarılmalı

Hacc bir tür ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil ümmet kimliği yani Müslüman kimliği geçerlidir. İşte bundan dolayı bütün herkes memleketinde giydiği elbiseyi çıkarıp bembeyaz ihramlara bürünmektedir. Orada, takvadan başka hiçbir üstünlüğün Allah katında değerinin olmadığı yaşanarak gözlenmektedir. Ama özellikle Türkiye'den giden hacıların Arafat'ta bile Türkiyeli olduklarını belli etmeyi amaçlayan sembolleri, bayrakçıkları ihramlarının bir kenarına yapıştırmaları, bazen de diğer ülkelerden gelen hacıları küçümsemeleri, onların yaşayış tarzlarına soğuk ve aşağılayıcı bir tavırla bakmaları hiç de hoş bir hareket olmuyor.

Yola Çıkmadan Önce Haccı Öğrenin

Sonuç olarak değerli hacı adaylarımıza yola çıkmadan önce haccı genel hatlarıyla öğrenmelerini, bütün fiillerinde adabı muaşeret kurallarına riayet etmelerini, dünyanın neresinden gelirse gelsin oraya gelen hacı adaylarının hepsine kardeş gibi bakmalarını, kendilerine bir yanlışlıkları hatırlatıldığında bunu bir onur vesilesi yapmayarak verilen bilgi ve yapılan nasihatten yararlanmalarını tavsiye ediyoruz. Allah'ın izniyle kurallarına uygun bir şekilde haccını yapan bir kişi inşallah günahlarından arınmış bir şekilde memleketine dönecektir. Çünkü Resulullah (s.a.s.) bir hadisi şerifinde bunu müjdelemektedir.

KAYNAK : www.habervakti.com

 

ANA SAYFA 


 
HAREMEYN EFSANESİ İSTATİSTİK