|
Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed
El Bassam, bu yılbaşında buldozerlerle yerle
bir edilen Ecyad Kalesi'nin aslına uygun
olarak başka bir yerde inşa edileceğini iddia
etti.
Büyükelçi El Bassam, Türkiye'nin de tarihi
eserlerine gereken özeni göstermediğini ima
ederek şunları söyledi:
Zeugma vadisindeki eserler çok daha tarihi
eserlerdi. Türk hükümeti burada kendi halkının
menfaatini düşünürek baraj inşaatını sürdürdü.
Ayrıca kişisel merakımdan soruyorum, Sinop
Kalesi ne durumda? Bir de İznik'teki tarihi
eserler ne durumda?
Ecyad Kalesi, 200 yıllık bir kale. Çamur ve
taştan yapılan kale, o dönemde hırsızlara ve
çetelere karşı inşa edildi.
Türk kardeşlerimizin Ecyad Kalesi'ne ilişkin
duygularını takdirle karşılıyorum. Ama kale
konusu, Suudi Arabistan Krallığı'nı
ilgilendiren bir iç meseledir. Medyanın
anlamsız saldırıları benim için de sürpriz
oldu.
Türkiye'nin dost ve kardeş bir ülkesi olan
Suudi Arabistan'a karşı bu medya saldırısı
gerçeklere dayanmıyor. Kalenin yıkılması
konusu, bu gerçeklerden uzaktır.
Hac görevlerini yerine getiren insanların
rahat etmesi için Suudi Arabistan hükümetinin
Ecyad Kalesi'ni başka bir yere taşıma kararı
aldığını belirten El Bassam, ‘‘Her yıl
yaklaşık 3 milyon kişi bu bölgede Hac görevini
yerine getirmeye çalışıyor ve bu sayı da
artmaya müsait’’ dedi.
Zemzem Kulesi
Hürriyet Gazetesi'nde
Murat Bardakçı'nın 2002 yılında sudilerce
yıkılan "Ecyad Kalesi" ve yerine yapılan "
Zemzem Kulesi" ile ilgili bir yazısı
Zemzem
Kulesi bizim Ecyad Kalemizdir, oradan daire
alanlar güle güle otursunlar
Sabah Gazetesi’nin dünkü manşetinde Mekke’de,
Kábe’nin hemen yanıbaşında inşa edilen "Zemzem
Kulesi" isimli ultralüks gökdelende 700
Türk’ün devremülk sistemiyle daire satın
aldıkları yazılıydı ama çok önemli bir ayrıntı
farkedilmemişti:
Gökdelenin dikildiği alanın, 3 Ocak 2002’de
Suudiler tarafından buldozerlerle yıkılan ve
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında bir
diplomatik kriz yaratan bizim Ecyad Kalemiz
olduğu... Zemzem Kulesi’nde daire alan Türkler
orada güle güle otursunlar ve Kábe-i
Muazzama’yı da pencerelerinden doya doya
seyretsinler. Hattá, o gökdelenin yerinde bir
zamanlar várolan kalede, yani Kábe’yi korumak
maksadıyla inşa ettiğimiz Ecyad Kalesi’nde,
Bedeviler tarafından asırlar boyunca
katledilen binlerce Mehmetçiğin hálá varolan
sadásını bile işitebilirler, kimbilir?
SABAH Gazetesi’nin dün "Zemzem Kule kapış
kapış" başlığıyla manşetten verdiği haberde
Kábe’nin hemen karşısına inşa edilen ve
"Zemzem" adı verilen ultralüks gökdelende
devremülk sistemiyle 700 Türk’ün daire sahibi
olduğu yazılıydı.
Haberde, inşaatı tamamlanan Zemzem
Kulesi’ndeki devremülklerin Türkiye’deki
pazarlamasını "Turco Tour" isimli şirketin
üstlendiği söyleniyor ve kulede daire sahibi
olan bazı Türkler’in isimleri de veriliyordu
ama önemli bir eksik vardı: Zemzem Kulesi’nin
yerinde vaktiyle neyin bulunduğu...
İşte, haberdeki bu çok önemli eksiği, bugün
ben tamamlayayım dedim:
Zemzem Kulesi’nin dikildiği alan, 2002’nin 3
Ocak günü Suudiler tarafından buldozerlerle
gümbür gümbür yıkılan bizim Ecyad Kalemizdir.
Kalenin yıkımı o sırada Kanal 7’nin haber
sunuculuğunu yapan Ahmet Hakan’ın TV’deki,
bendenizin de gazetedeki yayınları sayesinde
gündemin en üst sırasına çıkmış ve Türkiye ile
Suudi Arabistan arasında haftalar süren bir
diplomatik krize sebep olmuştu.
Hatırlarsınız: Suudiler, yıkımdan sonra Ecyad
konusunun kendi "içişleri" olduğunu ileri
sürmüşlerdi. Hattá, Riyad’ın "Tarihten söz
edebilecek son ülke Türkiye’dir ve önce Ermeni
meselesini halletmesi gerekir" gibisinden
küstahça açıklamalarına bile muhatap olmuştuk.
MEKKE’NİN MANHATTIN’I
Ecyad, o sırada hayatta olan Kral Fahd’ın
imzaladığı bir emirname ile yıkılmış ve
arazisi, Fahd’ın şimdi 30 yaşında olan en
küçük oğlu Prens Abdüláziz’e tahsis edilmişti.
Kalenin bulunduğu yerde "Mekke’nin
Manhattan’ını" yaratmak için kolları sıvayan
Prens Abdüláziz, hemen, "El Beyt Kuleleri" adı
verilen beş gökdelenlik bir proje
hazırlatmıştı ve "Zemzem", bu kulelerin en
yükseği olacaktı.
İşin daha da ilginç tarafı, Prens Abdüláziz’in
inşaatını, Usame bin Ladin’in ailesine ait
olan "Ben Laden Construction Group" adındaki
Suudi şirketinin üstlenmesiydi. Şirket,
Kuveytli iki İslami yatırım grubuyla, "Arif" (Aref
Investment Group) ve "İcare" (International
Ejarah and Investment Company) isimli
şirketlerle bir konsorsiyum kurdu ve bu
gruplar "Zemzem Kulesi"nin yapımına 390 milyon
dolarla katıldılar.
Gökdelenlerin temeli, o zamanın veliahdı olan
şimdiki Kral Abdullah tarafından 28 Kasım
2002’de atıldı. Zemzem Kulesi’nde devremülk
şeklinde 24 yıllığına kiralanacak olan en
küçüğü 33, en büyüğü de 76 metrekarelik 4 bin
668 adet daire bulunacaktı. Kábe’ye bakan
dairelerin dönem fiyatları genişliklerine göre
5 bin 972 dolar ile 284 bin 273 dolar arasında
değişiyordu. Türk vatandaşlarına 1240 adet
daire tahsis edilmişti, satışlar İstanbul’daki
"Turco Tour" şirketi tarafından yapılacaktı ve
Ecyad’ın enkazı üzerinde yükselecek olan bütün
bu binalarla ilgili projeleri, 4 Nisan 2004
günü, bu sayfada ayrıntılarıyla yazmıştım.
KÁBE MANZARALI DAİRELER
Dünkü Sabah’ta manşetten verilen haberin arka
planı, işte böyle. Yani, Zemzem Kulesi’nden
daire alan ve haberde isimleri geçen
işadamlarımızla iş hanımlarımız aslında
Ecyad’ın hatırasının üzerinde ikamet
buyuracaklar!
Şimdi, bütün bunlardan sonra, bana Zemzem
Kulesi’nin Türk sákinlerine "dairelerinizde
güle güle oturun" demek düşüyor. Güle güle
oturun ve pencerenizden Kábe-i Muazzama’nın
manzarasını da doya doya seyredin. Hattá,
şimdiki devlethánenizin yerinde bir zamanlar
várolan kalede, yani Kábe’yi korumak
maksadıyla inşa ettiğimiz Ecyad Kalesi’nde,
Bedeviler tarafından asırlar boyunca
katledilen binlerce Mehmetçiğin sadásını bile
işitebilirsiniz, kimbilir?
|