|
Arafat’ta Yapılan Dualar :
Efendimiz ve kendinden önceki peygamberlerin efendisi Muhammed (s.a.v)’in yapmış
olduğu şu duanın yapılması daha faziletlidir:[Ortağı
olmayan bir Allah’tan başka ilah yoktur, mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O,
öldürür, diriltir ve her şeye gücü yeter. (Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şeriyke
lehu, lehu’l-mulkü ve lehu’l-hamdü yuhyî ve yumiytü ve huve alâ külli şey’in
kadiyr.)]
Bu şekilde çokça (en az yüz defa) dua edilmesi müstehaptır.
- [Allahım! Ben kendime sayılamayacak kadar kötülük
yaptım. Muhakkak ki günahları Sen’den başka kimse bağışlamaz. Öyle ise
makamından bana mağfiret ver ve bana merhamet eyle. Şüphesiz ki mağfiret ve
merhamet eden Sen’sin. (Allahumme innî zalemtü nefsî zulmen kesiyrâ ve innehu lâ
yağfiru’z-zunûbe illâ ente feğfirlî meğfiraten min ındeke ve erhamnî inneke
ente’l-ğafuru’r-rahiym.)]
- [Rabbimiz! Unuttuklarımıza ve hata olarak
yaptıklarımıza karşı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin
yükü bize taşıtma. Rabbimiz! Bize taşıyamayacağımız yükü yükleme. Bizi affet,
bizi bağışla ve bize acı. Sen mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et.
(Rabbenâ lâ tüâhiznâ innesiynâ ev ahta’nâ, rabbenâ velâ tahmil aleyna ısran kemâ
hameltehu ala’l-leziyne min gablinâ, rabbenâ velâ tahmilnâ mâ lâ tâgate lenâ
bihi ve a’fu annâ ve ığfirlenâ ve erhamnâ ente mevlânâ fansurnâ ala’l-gavmi’l-kâfiriyn.)]
-[Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra
kalplerimizi kaydırma ve katından bize rahmet bahşet. Şüphesiz Sen, sonsuz
bağışta bulunansın. (Rabbenâ lâ tuziğ gulubinâ ba’de iz hedeytanâ ve heblenâ min
ledünke rahme, inneke ente’l-Vahhâb.)]
- [Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi
affetmez ve bize merhamet etmezsen muhakkak biz, hüsrana uğrayanlardan oluruz.
(Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in-lem tağfirlenâ ve terhamnâ lenekunenne mine’l-hâsiriyn.)]
- [Allahım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka
ibadet ve kulluk edilecek hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın; ben Sen’in aciz
bir kulunum. Gücüm yettiğince ezelde Sana verdiğim söz ve ahd-ü misak üzereyim.
İşlediğim günahların şerrinden Sana sığınıyorum. Bana ihsan buyurduğun nimetleri
ikrar ve itiraf ediyorum, günahlarımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla, zira
günahları Sen’den başka bağışlayacak yoktur. (Allahumme ente rabbî lâ ilâhe illâ
ente, halaktenî ve ene abdeke, ve ene alâ ahdeke ve va’deke mâ istâta’tu, eûzü
bike min şerri mâ sana’tu, ebûü leke bini’metike aleyye, ebûü bizenbî feğfirlî,
feinnehu lâ yağfiru’z-zunube illâ ente.)] Tövbe duası
-[Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. O’nun eşi ve
ortağı yoktur, mülk O’nundur. Hamd ve sena O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü
yeter. Allahım! Söylediğin gibi hamd Sana’dır ve bizim söylediğimizden daha
hayırlısı Sana’dır. Allahım! Namazlarım, ibadetlerim, yaşamım, ölümüm Sen’in
için ve dönüşüm Sana’dır. Mirasım da Rabbim içindir. Allahım! Kabir azabından,
gönüllerde meydana gelen vesveseden ve işlerin dağınıklığından Sana sığınırım.
Allahım! Rüzgarların getirdiği şerden de Sana sığınırım. (Lâ ilâhe illallâhu
vahdehu lâ şeriyke lehu, lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdü ve huve alâ külli şey’in
gadir, Allahumme leke’l-hamdu ke’l-lezî tegûlü ve hayran mimmâ tegûlü. Allahumme
leke salâtî ve nusukî ve mahyâyî ve memâtî ve ileyke meâbî ve leke rabbî türâsi.
Allahumme innî eûzu bike min azâbi’l-kabri ve vesvesetu’s-sadri ve şitâtu’l-emri.
Allahumme innî eûzu bike şerri mâ teciy’u bihi’r-riyâh.)]
[Ey Rabbimiz! Bize Dünyada iyilik Ahirette de
iyilik ver. Bizi Cehennem azabından koru. Allahım! Beni öyle bir mağfiretle
bağışla ki, onunla Dünya ve Ahirette her halim düzgün olsun. Öyle bir rahmetle
merhamet et ki, onunla Dünya ve Ahirette saadet bulayım. Öyle içten bir tövbe
nasip et ki, ondan asla caymayayım. İslam’a öyle bağla ki, yolundan asla
ayrılmayayım. Allahım! Beni günah zilletinden itaat şerefine naklet. Helalinden
gözümü doyurup Harama düşmekten, itaatinle meşgul edip günah işlemekten ve
lütfunla Sen’den başkasına muhtaç olmaktan koru beni. Kalbim ve kabrimi
nurlandır. Bütün şerlerden beni koru ve bana bütün hayırları bahşet. Dinimi,
emanetimi, kalbimi, bedenimi, işlerimin sonunu, bana rızk olarak verdiğin her
şeyi, bütün dostlarımı ve bütün Müslümanları Sana emanet ediyorum. (Rabbenâ
âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhirati hasane ve gınâ azâbe’n-nâr. Allahumme
ığfirlî mağfireten min ındike tasluh bihâ şe’nî fi’d-dâreyni ve erhamnî rahmeten
minke es’adu bihâ fi’d-dâreyni ve tub aleyye tevbeten nasûhâ lâ enkusuhâ ebedâ
ve elzimnî sebiyle’l-istikâmeti lâ eziyğu anhâ ebedâ. Allahumme engılnî min
zullü’l-ma’sıyeti ilâ izzu’t-tâati, ve eğninî bi-celâlike an Haramike, ve bi-tâatike
an ma’siyetike ve bi-fadlike ammen sivake ve nevvir kalbî ve kabrî ve eıznî min
şerri kullihi ve icma’ liye’l-hayra kullehu estevdeake diynî ve emânetî ve galbî
ve bedenî ve havatiymu amelî ve cemiy’a mâ en’amte bihi aleyye ve alâ cemiy’ı
ehıbbâî ve’l-musliyne ecmaıyn.)]
KİMYAYI
SAADET - Arafat Arefe Günü MÜNACATLARI
Ey Allah'ım! Ey
Hamd'in Rabbi! Sana, lâyık olan bir hamd ile hamd eyliyorum. Benim ibadet
edişlerim ancak Senin içindir. Hem ölümüm, dirimim de Senin içindir. Senin
katındır, varacağım yer. Her türlü mükâfatımı ancak Sen'den isterim ben. Ey
Yüce Allah'ım! Gönül kuşkularından, perişan düşüncelerden, kabir acılarından
ve azabından Sana sığınırım. Ey Rabbim, geceyle gündüzün her türlü
fitnesinden, esen yellerin getireceği fenalıklarından, zamanın arta arta gelen
belâlarından ben Sana sığınıyorum. Ey Rabbim! Ben senin kızgınlığından da yine
Sana sığınırım. Ey Rabbim!. . Beni doğru yoluma ulaştır. Geçmiş günahlarımı,
gelecek suçlarımı bağışla. Ey rica edileceklerin,yakarılacakların en yücesi,
en hayırlısı en keremlisi ! Hacılara ve bütün yarattıklarına verdiğin
iyilikler gibi iyilikler ver bana, ey kulların acıyanların en acıyanı ! Ey
Alah'ım ! Yer ve gökleri yaratan Sen'sin. Sen mertebeleri yücelten,
bereketleri arttıransın. Çeşitli dillerin kelimeleri Sana niyaz eder. Her
yaratık senden hacet diler.
Ey Yüce Rabbim !
Benim de hacetim, cesedimin çürüyüp yok olduğu, yakınlarımın beni unuttuğu
demde beni unutmaman, beni bırakmamalıdır, ey Rabbim. Allah'ım, sözlerimi
duyan Sen'sin. Beni gören Sen'sin. Gizli olsun, açık olsun Sen benim her
halimi bilirsin. Benim hiç bir şeyim Sana gizli değildir. Ben Sen'den medet,
inayet dileyen, umutsuz, yoksul bir kulunum. Suçlarını, işlediği günahları,
dosdoğru söyleyen, içi korkulu, gönlü karışık, şefkate aç, merhamete muhtaç
bir kulum da! Sen'den, yoksullar ve zillette kalanlar gibi diliyorum. Günah
işleyenler gibi yalvarıyorum. Sana boyun eğenler gibi, baş eğiyorum. İki gözü
iki çeşme gibi yaş akıtanlara benziyorum. Onlar gibi Sana dua ediyor, en hakîr
kulun gibi Sana yalvarıyorum, ey Rabbim! Ey Allah'ım! Bu yakarışlarımı kabul
et. Bedenimi mededinden yoksun etme. Bana rahmet eyle, acı.
Ey dilenenlerin en
hayırlısı, ey bahşedenlerin en cömerdi. Sana karşı kim övünebilir? İşte ben
kulun, kendimi en hakir görüyor ve Sana ne eksiğim varsa dosdoğrusunu
söylüyorum. Kendimi Yüce Katında kınıyorum. Ey Rabbim! İşlediğim günahlar,
bak, dilime de tutukluk verdi. Senin bağışlaman için yalnız bir umudum var.
Huzuruna çıkaracağım, ne beğeneceğin amelim, ne de bir şefaatçim var. Ey
Rabbim! Günahlarım o kadar çok ki, Sen'in Yüce katına yönelecek yüzüm de
kalmadığını biliyorum. Ancak kerem edenlerin en kerimi Sen'sin. Rahmetine
kavuşacak bir mertebem yoksa bile Sen'in her şeye erişen rahmetin elbet bana
da erişir. Ey Rabbim! İşlediğim günahlar her ne kadar büyükse de Sen'in
bağışlamanın yanında, zerrelerden küçüktür. Sen onları yarlığa, ey Rabbim!
Allahım! Sen, Yücelerden Yücesin, ben elinden hiç bir şey gelmeyen kulunum.
Ben çok defa günah işlersem. Sen'in fazlından, cömertliğinden, iman ederek
bekliyorum ki, bağışlarsın, affeylersin.
Ey Allahım! Sen
yalnız Sen'in her buyruğunu yapanlara merhamet gösterirsen ya âsilerin
sığınağı neresi olacaktır? Ey Allah'ım! Ben bilerek kulluğundan uzaklaşmış bir
suçluyum. Bile bile Asi oldum. Seni noksan sıfatlardan uzak görürüm. Senin
bağışlaman, keremin yücedir. Ben her zaman Sana muhtacım. Sen her şeyden
müstağnisin. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Ey umut bağlananların en
yücesi, İslâmlığımızın hürmetine, Muhammed (sallâllahü aleyhi ve sellem)
hürmetine Sana el uzattım. Günahlarıma gufranın insin. Beni âhiretine ulaştır.
Umudumu, dualarımı gerçekleştir.
Ey Allah'ım! Sana,
bize bildirmiş olduğun dua ile yalvarıyorum. Peygamberin Muhammed Mustafa (sallâllahü
aleyhi ve sellem)in aracılığı ile bana öğrettiğin dualardaki isteklerimi
benden esirgeme, beni onlardan mahrum bırakma. Ey Allah'ım! Büyüklüğünün,
üstün yüceliğinin önünde günahlarını açıklayan Sana sığınan, gözyaşlarını
pınar gibi akıtarak tevbe, istiğfar eden, ağlayıp sızlayarak bağışlanma
dileyen kuluna muamelen nedir?. Bütün günahlarıma rağmen bu Arafat'taki
durağında ihsanından umudunu kesmeyen ben âciz kuluna bu akşam üzeri yüce
davranışın ne olacaktır?
Ey bütün
canlıların sığınağı!
Ey bütün iman
edenlerin koruyucusu!
Ey iyilik edenleri
rahmetiyle kurtaran!
Ey kötülük
edenleri kusurları ile helak eden!
Ey Yüce Allah!
Yüce katına rızan ile çıktık. Sana sığındık. Umutlarımız sendendir. Biz yalnız
Sen'in ihsanını dileriz. Yalnız rahmetini umarız. Yalnız sen'in vereceğin
azaptan korkarız. Günahlarımız ne kadar çok veya ne kadar az olursa olsun,
yalnız Sana sığınırız. Şimdi de Sana sığındık, Sen'in kutsal evine koştuk onun
sığınıcısı olduk.
Ey isteyicilerin
ne istediğini bilen! Ey sessizlerin yüreğinden geçenlere agâh! Olan, Ey
kendisinden başka yalvarılacak bir ortağı olmayan. Ey yalnız kendisinden korku
duyulan Rabbimiz, Sen dileklerimizi kabul eyle. İsteklerimizi ver.
Ricalarımızı kabul eyle. Bizi gufran denizine sal. Ey Yüce Allah'ım! Sen her
konuğa konma yeri hazırladın. Biz Sana konuk olarak gelmekteyiz. Bizi Cennet
durağında ağırla.
Ey Allah'ım! Biz
toplandık. Sen'in mukaddes evine geldik. Burada durduk. Vakfe ettik Bu mübarek
yerlerle gözlerimiz aydınlandı, nurlandı. Ülkümüz Sen'in rızanı kazanmaktır.
Bu umuttan bizi uzak tutma, Allahım! Ey Rabbim! Nefislerimizin razı olacağı
mertebeden daha çok bize nimetler verdin. Bu verdiğin sayısız, sınırsız
nimetlerin karşısında kulların şükürden âcze düştüklerini itiraf ettiler.
Bütün yüzler yüceliğin karşısında yerlere eğildi. Ey Allah'ım! Aciz kulların
bilgisizlikleriyle hata ettikleri zaman onlara tatlı davranırsın.
İbadetlerini, iyiliklerini müstecap kılarsın. Bol mükâfat ihsan edersin.
Asilik ettikleri zaman da günahlarını bağışlarsın. Dua ettiğimiz vakit
dualarımızı kabul eder, çektiklerimizi dinler, Sana bütün varlğımızla
yönelince erişilmez yüceliğine yakışır bir şekilde kullarını kendine yakın
kılarsın. Gaflet eder de Sen'den uzaklaşırsak bizi kendi katına çağırırsın.
Ey bizim Yüce
İlâhımız! Kur'ânı Azimüşşan'ında Peygamberleri sona erdiren Hazreti Muhammed (sallâllahü
aleyhi ve sellem)e. "Ey Habibim, kâfir olanlara de ki: Eğer birliklerinden
vazgeçerlerse, o geçmişteki günahları bağışlanır. " (Enfalm Sûresi: " . diye
buyurdun. O kâfirlerin, inkârlarından sonra Kelimeyi Şehadet getirmeleri Sen'i
razı etti. Oysa biz Seni huşu içinde tevhid eder. İhlâs ile Resulün Muhammed (sallâllahü
aleyhi ve sellem)in Peygamberliğine şehadet ederiz. Ey Allah'ım! Sen bu
tanıklık hürmetine biz Müslüman kullarının geçmiş günahlarını mağfiret kıl. Bu
yolda payımızı da, yeni İslâm olanların nasiplerinden daha eksik buyurma. Ey
Allah'ım! Bizi Cehennem ateşlerinden azat kıl. Sen yoksullara sadaka vererek
yardımda bulunmamızı emrettin. Ey Rabbim, Sen vermeğe, ihsan buyurmaya bizden
daha lâyıksın. Sen fazlından, kereminden bize hediyeler ver! Ey Allah'ım! Bize
rahmet et, bize acı. Sen bizim Mevlâmızsın. Bize dünyada olsun, âhirette olsun
iyilikler ver. Cehennem azabından bizleri koru. Amiin...
Bu Arafat duaları
arasında Hızır aleyhisselâm'ın şu duası da okunur:
"Ya Rab! Ey
yapmakta olduğu bir işten başka yaptığı bir iş kendisini alakoymayan! Ey
duyduğu bir yakarı, diğer bir yakarıdan kendisini meşgul etmeyen! Ey
iyiliklerde şaşırmayan! Ey her dili bilen, anlayan! Ey bütün istekleri yerine
getirmekten aciz olmayan yüce Allah’ım! Bağışlanmanın ılıklığını ve sana niyaz
etmenin tatlılığını tattır bize.” Amiin..
|