|
ARAFAT
Hacı adaylarının “vakfe” yapmak üzere arefe günü toplandıkları, Mekke’nin
güneydoğusunda bulunan bir bölgedir.
Adem
Aleyhisselam yıllarca uzak kaldığı Hz. Havva validemiz ile Cebel-i
Rahme’ye çıktığı zaman orada kavuşmuş. Onun için buraya Arafe yani tanışma
yeri olmakla Arafat denilmiştir.
Abdurrahman bin Yâ’mar ed
Dîlî radıyallahu anh şöyle demiştir:
Rasûlullâh salla'llâhu
aleyhi ve sellem Arafat'ta vakfe hâlinde iken, ben
O'nun yanında hazır bulundum. O esnada Necid
Halkından bir kaç kişi O'nun yanına
gelerek:
Yâ Rasûlullah, hacc
nasıldır? (Haccın hâli nedir)
Rasûlullah buyurdu:
-HACC ARAFATTIR!.
Kim cem gecesi sabah namazından önce gelirse Haccı
tamamlar. Minâ günleri üçtür. Artık kim iki günde
acele ederse onun üzerinde bir günâh yoktur. Kim
de gecikir ise ona da günâh yoktur. Sonra bunun
arkasından bir adam yolladı ve bu hükümleri yüksek
sesle halka duyurdu.
(İbni Mâce, Tırmîzi, Ebû Davud Nesai)
Abbas bin mirdâs es- selemî
radıyallahu anh şöyle buyurmuştur:
Rasûlullah salla'llâhu
aleyhi ve sellem, ümmeti için Arefe günü akşamı (Arafat'da)
mağfiret duasında bulundu. O'na şöyle cevap
verildi:
-Zâlim müstesna onları
bağışlarım!. Çünkü ben mazlûmun hakkını zâlimden
şüphesiz alırım!.
Rasûlullah aleyhi's-selâm:
-Ey Rabbim, eğer dilersen
mazlûma (hakkını) Cennet'ten verir ve zâlimi
bağışlarsın?..
diye dua etti. Fakat o akşam
bu duası kabûl olunmadı. Sonra Rasûlü Ekrem
(ertesi sabah) Müzdelife'de sabahlayınca anılan
duayı tekrarladı ve duası kabûl olundu.
Abbas bin Mirdâs:
Sonra Rasûlullah güldü.
Bunun üzerine Ebû Bekir ve Ömer:
- Babam anam sana fedâ
olsun!. Bu saatte gülmezdin!. Seni güldüren şey
nedir?.. Allah seni sevindirsin.
Rasûlü Ekrem:
-Allah düşmanı İblîs,
Allah azze ve cellenin benim duamı kabûl edip
ümmetimi bağışladığı bilince toprağı alıp başına
dökmeye ve mahvoldum, helâk oldum diye bağırmaya
başladı. Gördüğüm onun bu sabırsızlığı ve üzüntüsü
beni güldürdü.
Buyurdu. (İbni Mâce)
Hac niçin Arafat'tır?..
Arafat'taki olay nedir?..
Kâbe-i Muazzama'nın
altında bulunan son derece güçlü müsbet radyasyon
kanalının bir uzantısı da Arafat tepesinin altında
ikinci bir düğüm meydana getirmektedir, demiştik
az evvel.
İşte Arafat tepesi ve
civarında toplanan yüzbinlere, milyonlarca insan,
yerden aldıkları son derece güçlü radyasyon ile
beyinlerinden tek bir manâda yayın yapmaktadırlar.
“ Vakfe” denen olay,
insanların bu tek manâ üzere toplu “
yönlendirilmiş dalga” yayınına
yönelişleridir.
“ ALLAH’IM BİZİ AFFET!.”
Yüzbinlerle, milyonlarca
insan beyni; sanki laser ışını gibi, tek bir
anlamdaki dalga boyundan yayın yapmakta; ve bu
dalga boyundan oluşan dev bir manyetik bulut tüm
Arafat Bölgesini kaplamaktadır!.
Şimdi hemen hatırlamaya
çalışın.
Üzerine herhangi bir görüntü
çekilmiş video bandını, çalışırken video cihazının
üzerinde unutursanız ne olur?.. Video cihazının
yaydığı manyetik alan bandın üzerindeki kaydı
siler!. İsterseniz siz buna görünmeyen eller bandı
siler de diyebilirsiniz!.
Evet.işte misâl yollu
anlatmaya çalıştığım gibi.
Siz orada “ ALLAH’IM
GEÇMİŞ GÜNAHLARIMDAN DOLAYI BENİ AFFET”
dediğiniz anda hem bu tür bir dalga
oluşturmuşsunuzdur. Hem de beyninizi bu mânâdaki
dalgalara açmışsınızdır!. Ve açılan bu kanaldan, o
güçlü manyetik alan bir anda beyninizi etkiler ve
o ana kadar ruhunuza negatif yükle beyniniz
tarafından kaydedilmiş tüm yazımlar siliniverir!.
Ve siz anadan doğmuşcasına
günâhsız olarak. O ana kadar ruhunuza yüklenmiş
olan tüm negatif yüklerde arınmış olarak Arafat'dan
dönersiniz.
Rasûlullah
salla'llâhu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;
“Arafat'tan dönüp de, acaba
benim günâhlarım afvoldu mu, diyen kişi en büyük
günâhkârdır!.”
Çünkü olay böylesine kesin
bir olaydır!.
Allah, günâhlarından
arındırmayı murad ettiği kuluna nasibeder oraya
gitmeyi; ve orada da böyle bir sistem içinde
arınmayı bahşeder!.
Arefe günü öncesine Terviye günü
deniyor. Hacıların büyük çoğunluğu Kabe’yi tavaf ettikten sonra oradan Arafat’a
gidiyorlar. Bir gün önce Kabe’den tavaftan dönerken caddelerin ihramlı hacılarla
dolduğuna ve fellik fellik araba aradıklarına, bir kısmının ise Kabe avlusunda
boylu boyunca yattıklarına şahit olmuştum. Haccın en önemli şartlarından biri
olan Vakfe için hazırlıklar tamamlanan Mekke'de, şehir içi trafiğe yeni
düzenleme getirildi,
Yaklaşık 3 milyon Müslüman'ın,
Cuma günü akşam saatlerinden itibaren ihramlarıyla Vakfe için çıkacağı Arafat,
Mekke’nin 25 km. güney doğusunda bulunan geniş bir alanın adıdır. Arafat
vakfesi bu alanda yapılır. Bu geniş alanın sınırları levhalarla
gösterilmiştir.
Arafat vakfesi, haccın en önemli
bölümüdür.
Haccın geçerli olabilmesi için
belirlenen süre içinde bir an bile olsa orada ihramıyla bulunanlar, görevlerini
yapmış sayılır. Çünkü süresi içinde orada bulunamayanlar o sene hacca
yetişememiş sayılırlar. Arafat , Efendimiz’in, “Hac Arafat'tır”,
buyurarak (Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace) taltif ettiği yerdir. Efendimiz (sav)
632 yılında Ashabıyla birlikte ifa ettiği hac’da 100 bini aşkın Müslüman’ın
huzurunda tarihî veda hutbesini de burada irad etmiştir. Yine burası
Efendimiz’in (sav) Yüce Yaratıcısı’na, ümmetinin affedilmesi için yakardığı ve
Cenab–ı Hakkın kabul ettiği yerdir. Mescid–i Nemire' de ihtişamlı yapısıyla
burada arz–ı Endam ediyor.
Bilinenin aksine Arafat dağlarla
çevrelenmiş geniş bir düzlük. Burası Hacc Bakanlığınca imkanlar ölçüsünde iyi
ağaçlandırılmış denilebilecek kadar yeşile büründürülmüş ancak güneş ışığının
engellenmesi için bir kaç yıla daha ihtiyaç var. Buna rağmen rengi, şekli ve
akasyaya benzer kokusu insanı mest ediyor ve Arafat’ın manevi havasına ayrı bir
güzellik katıyor. Hacıların gelmesi ile birlikte dünyada benzerine
rastlanmayacak saygın bir çadırkente dönüşecek.
Bir zamanlar Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i
misafir etmiş ve ünlü Veda Hutbesi’ne beşiklik yapmış olan bu kutlu belde dünyada iken haşir meydanının yalnızlığını hatırlatıyor.
Cebel–i Rahme
Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennet
sonrası ayrılığı burada nihayet bulmuş. Arafat düzlüğünün kuzey bitiminde
başlayan yerde, 20–30 m yüksekliğindeki tepenin zirvesinde 2–3 metre boyunda bir
dikilitaş bulunuyor. Üzeri batılıların alçılar üzerine yazı yazma adetlerini
andıran yazı ve notlarla dolu. Başka bir bolluk ise seyyar satıcılar ve her
çeşit takı örnekleri.
Arafat bir yönüyle adeta panayırı andırıyor. Her yere açılan tezgâhlarda
satılmayan şey yok gibi. Kebaptan ayrana, ekmekten suya hatta dondurmaya kadar
her şey mevcut... Zaten Arafat diğer zamanlarda da Mekke sakinleri tarafından
piknik yeri olarak kullanılıyormuş.
Hz. Havva ve Hz. Adem (as)’in
cennetten atıldıktan sonra buluştukları tepe olan 15–20 m yüksekliğindeki,
“Cebel–ür Rahme”, Rahmet dağı Arafat ovasının Kuzey Batısına düşüyor. Her karışı
hacılar tarafından işgal edilmiş bu tepenin tam zirvesinde, beyaza boyanmış
dikilitaş türü bir yapı var. Efendimiz’in (sav) Arafat vakfesini bu tepenin
yakınında yaptığı ve vakfe esnasında İslam’ın kemale erdiğini anlatan ayetin
inzal olunduğu söylenir. “Bu gün size dinimizi kemale erdirdim. Üzerinize
nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim”, (Maide 3)
buyurularak İslam’ın kemale erişi bildiriliyordu.
DİKKAT: Arafat'a çıktığınız zaman
Cebel'ü Rahme tepesine gitmek isterseniz, çok erken saatte gitmeye çalışın.
Çünkü burası Türk hacı adaylarının kaldığı çadırların bulunduğu yere çok uzak.
Burası Hz. Adem ile Havva'nın yer yüzünde ilk buluştukları nokta olarak
biliniyor. O nedenle özellikle buraya yakın yerde çadırları bulunanlar, çıkıp
dua etmeye çalışıyorlar. Ama unutmayın! Günün her saati burası çok kalabalık.
Türk hacı adayları için
Arafat'ta hastane ve sağlık ocağı dahi kurulmuştu
Diyanet, her ili 300’er kişiden
oluşan kafilelere ayırarak numaralamış, her elli kişiye bir grup başkanı, her
300 kişiye ise bir kafile başkanı tayin etmiş, bunların Arafat’da kaldıkları
yerlere ise mektep deniliyor.
Basın mensuplarına, fetva ekibine, ayniyat ve protokole birer çadır ayrılmış.
Arafat Vakfesinin Zamanı
Arafat vakfesinin zamanı, yani
Arefe günü öğlen vakti, Güneş’in tepe noktasına gelip Batı’ya meyletmeye
başladığı andan (Zeval vaktinden) bayramın birinci günü fecr-i sadık dediğimiz
tan yerinin ağarmaya başladığı ana kadarki süredir.
Bu süre içinde her ne halde olursa olsun (uykuda, baygın, vakfenin farkında
olsun, ya da olmasın) bir an orada bulunan kimse vakfe farzını yerine getirmiş
olur.
Öğle namazı cemaatle kılınıyor. Arafat’a has olarak öğlen ve ikindi, öğlen
vaktinde cem edilerek kılınıyor. Yani öğlenin ilk dört sünneti ve öğle–ikindi
farzları kılınarak farzlardan sonra teşrik tekbirleri getiriliyor.
Arafat Vakfesinin Yapılışı
Arafe günü Arafat’ta öğle ve ikindi namazları birleştirilerek kılındıktan sonra,
ayağa kalkılarak kıbleye karşı dönülür. Diyanet İşleri Başkanlığı, bütün Türk
hacılar için Arafat duasının tek bir çadırdan yönetmektedir. Arafat duası da
genelde ayakta yapılmaktadır. Telbiye, tekbir, tehlil ve salâvat getirilir.
Tevbe, istiğfar ve dua edilir. Esas olan herkesin içinden geldiği gibi dua
etmesidir. Ancak isteyenler Dua kitabındaki Arafat Vakfesi duasını
okuyabilirler.
Çadırlarda Dua Sesleri
Ayakta yapılan dua. Duaya iştirak eden milyonlar ki. Af olmanın, affedilmenin
eşiğinde... Yüz binlerce insanın ellerini göğe açtığı, ilâhi rahmetin saçıldığı
o değerli vakitte, kalplerimizin duygularına, bütün gönül yangınlarımıza
tercüman oldu. Sanki zaman, devrân durmuştu. Canlar, ruhlar cem halinde,
|