HACC VE UMRE
Dünyada Tüm İnsanlara Ahiret'te iman edenlere Merhametli olan Allah'ın adıyla başlarım
ANA SAYFA 

ALIŞ VERİŞ

HAC ALIŞVERİŞİ SÖZLÜĞÜ

İhram:
Hacı adaylarının giydikleri pamuklu dikişsiz elbiseye ihram deniyor. İki parçadan oluşan elbiseyi sadece erkek hacı adayları giyiyor. Kadın hacı adayları için böyle bir zorunluluk yok. İhramın saf pamuktan yapılanı tercih edilmeli. Çünkü düşük kaliteli ve polyester ağırlıklı ihramlar sıcak bir iklime sahip olan Suudi Arabistan’da yakıcı bir giysiye dönüşüyor.

Dikişsiz terlik: Erkeklerin hac sırasında ihramın altına dikişsiz terlik giymeleri gerekiyor. Hacı adayları için üretilmiş dikişsiz terlikleri Tahtakale’de bulmak mümkün.

Terlik çantası: Erkek hacı adaylarının hac ibadetinin en önemli kısımlarından biri olan tavafı çıplak ayakla yapmaları zorunlu. Kadınlar için böyle bir zorunluluk yok. Hacı adayları satın aldıkları terlik çantasına hem özel eşyalarını hem de terliklerini koyuyor.

Para kesesi: Hac sırasında olması gereken önemli aksesuvarlardan biri de para kemeri. İhramın içinde para taşımak mümkün değil. O nedenle ihramın altına bağlanan para kemeri sayesinde güvenli bir hac yapmanız mümkün.

İhram sabunu: Erkek ve kadın hacı adaylarının ihrama girdikten sonra kokulu sabun kullanmaları yasaktır. İçinde herhangi bir esans barındırmayan doğal sabun kullanılması gerekiyor.

HAC ÖNCESİ ALIŞVERİŞ

Binlerce hacı adayı kutsal topraklara gitmeden önce alışveriş yapmak için Tahtakale’de hac malzemeleri satan dükkânlara gidiyor. Hac ibadeti sırasında gerekli olan ihram ve diğer aksesuarların yanı sıra hediyelik olarak alınan seccade, takke, tespih, esans, yüzük, kolye, zemzem takımı, başörtüsü, kına, misvak ve sürme ürünlerin fiyatı da marka ve kalitesine göre değişiyor.

Tahtakale’deki dükkanlarda hem toptan hem de perakende satış yapılıyor. Hacı adaylarının Tahtakale’ye bıraktıkları para, kişi başına 350 YTL 1000 YTL arasında değişiyor. Esnafın ifadesine göre, zengin hacı adaylarının hac alışverişi, ortalamanın çok üstüne çıkarak, 5 000 lirayı buluyor.

Bu konuda Tahtakale’nin en büyük şirketlerinden biri kutsal yolculuk öncesi hacı adaylarının mutlaka almaları gereken ihtiyaçları şöyle sıralıyor: ‘İhram, terlik çantası, para kesesi, dikişsiz terlik (erkekler için), ihram sabunu (kokusuz sabun), hacı adaylarının tercihine göre hediyelik eşya.’

Tahtakale, birçok üründe olduğu gibi hac malzemelerinde de fiyatların çok değişken olduğu bir piyasa. Seccade, takke, tespih, esans, yüzük, kolye, zemzem takımı, başörtüsü, kına, misvak ve sürme gibi, hac dönüşü dağıtılacak hediyelik ürünlerin fiyatları marka ve kalitesine göre değişiyor. Tahtakale sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin diğer kentlerinin ve Avrupa’daki hacı adaylarının da ihtiyaçlarını karşılıyor.

Hacı adaylarının 200’e yakın çeşit arasından hediyelik olarak aldıkları ürünler arasında hacdan farklı kesitlerin gösterildiği basit slayt makineleri, ezanlı saat, cevşen, bilezik, kolye ve gülsuyu gibi hediyelikler de bulunuyor.

Hac malzemelerinin ve hediyelik eşyaların yüzde sekseni Türkiye’de üretiliyor. Başörtüleri Çin’den ithal ediliyor. Hacılar dönüşte Suudi Arabistan’tan sadece hurma, zemzem ve misvak getiriyorlar. Bunların dışındaki tüm ürünler Tahtakale’den alınıyor.

Aldıkları takke, tespih ve diğer hediyelikleri önce kutsal topraklara götürüp, sonra Türkiye’ye geri getiren hacılar var mı? ‘Yıllar önce oluyordu. Bazı hacı adayları hediyelik eşyaları hacca götürüp sonra Türkiye’ye getiriyorlardı. Hediyelerin kutsal yerlerden geldiğini bilmek alana da verene de farklı duygular yaşatıyordu. Ancak artık böyle bir uygulama yok. Çünkü hacı adayları oldukça fazla alışveriş yapıyorlar. Bunları taşımaları zor. Zaten oradan en önemli olan hurma ve zemzemi getiriyorlar.’

Bunlara dikkat edin

Mağazalarda tek ürün fiyatı sormayın. Fiyat listesi isteyin. Liste fiyatlarını inceledikten sonra alışveriş yapın.

Ürünleri aldıktan sonra listeden mutlaka fiyat ve adet kontrolü yapın.

Özellikle ihram ve seccade alırken fiyata göre değil, kaliteye göre hareket edin.

Hac malzemelerinin satıldığı mağazalar Eminönü’nde Tahtakale ve Süleymaniye’de yoğunlaşıyor. Tahtakale Caddesi ve Fetva Yokuşu’ndaki mağazaların çoğu perakende satış yapan mağazalar. Her iki bölgedeki fiyatları gözden geçirip, sonra alışveriş yapın.

HAREMEYN'DE ALIŞ VERİŞ

HAREMEYNDE HER ŞEY VAR

Mekke’de başta Türk hacılar olmak üzere müthiş denilebilecek bir alışveriş hastalığı hâkim. Çoğu hac mevsimindeki üç aylık sezon için açılan dükkânlar her gün hacı adaylarınca dolup dolup boşalıyor. Fiyatların pazarlıkla bazen yarı yarıya indirildiği bu dükkânlarda hemen hemen hepsi Türkiye’de daha ucuza bulunacak türden eşyalar satılıyor. Dükkân sahiplerinin en çok memnun oldukları müşterileri Türkler oluşturuyor. Bu yüzden çoğu anlaşabilecek seviyede Türkçe biliyorlar. Dil bilmeleri daha çok mal satmalarını sağladığı için hacı adaylarımızın kaldıkları yerler her geçen gün artan miktarda eşyalarla doluyor. Öyle ki bazen eşyalar hacıdan daha kıymetli hale geliyor.

Hacılarımız döndüklerinde ziyaretçilerine hediye yetiştirmek için ne bulursa alıyorlar. Seccade, takke, parfüm, battaniye, elektrikli sobalar, aklınıza ne geliyorsa. Bundan dolayı hacılar kendi aralarında şakalaşırken tavafı, “Kâbe ve alışveriş”, diye ikiye ayırıyorlar: Burada Misvak, Hurma, Zemzemin dışında hemen her şey ithal. Dolayısıyla bunların dışında götürülecek hediyelerin hepsi başka ülkelerde de var. Bence bunlar tercih edilmeli.

Dünyanın dört bir yanından, hac farizasını yerine getirmek üzere Mekke’ye gelen hacı adayları, ibadetlerinden arta kalan zamanlarında bol bol alışveriş yapıyorlar. Türk hacı adayları, daha çok memleketteki yakınlarına hediye için Kur’an–ı Kerim, gümüş yüzük, tespih, seccade, takke, saat, Mekke’ye özgü süs ve hediyelik eşyayı tercih ediyorlar. Bu arada, yerel yemeklere alışık olmayan hacı adayları, daha çok Türkler tarafından işletilen lokantalara akın ediyor. Pek çoğu da bakkal ve manavlardan alışveriş yaparak yemeklerini kaldıkları yerlerde kendileri pişiriyor. Son yıllarda Diyanetin yaptığı uygulama ile hacıların yemek sorunları da ortadan kalkmış bulunmaktadır

Hacı adaylarının kutsal topraklara gelmesiyle nüfusu 2,5 milyonu aşan Mekke sokaklarında adım başı seyyar satıcı görmek mümkün. Sokaklara tezgâh kuran Hindistan, Afganistan, Pakistan, Sudan, Nijerya, Gana ve Somali kökenli seyyar satıcılar, esanstan misvaka, mekanik tespihten penseye, çakıdan saate kadar her türlü alet ve hediyelik eşyayı satıyorlar. Ayrıca, bu tür malzemelerin dışında, yine Afrika kökenli olan satıcılar, sokak aralarında kurdukları tezgahlarda, kına, karanfil tohumu ve baharat gibi ürünler pazarlıyorlar.

80 milletten insanın yaşadığı Mekke-i Mükerreme’de bir yandan hac sürerken diğer yandan da çok büyük bir ticari hareketlilik yaşanıyor. Bu ticaret öylesine detaya inmiş ki, Mekke’deki pazar hacminin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Hacıların en önemli yüklerinden biri olan zemzem için de şirketler kurulmuş. 60 riyal veriyorsunuz, 20 litre zemzeminiz İstanbul’a kadar götürülüyor. Sokaklar ise 24 saat açık seyyar pazarlar gibi. Hayatın hiç yavaşlamadığı Mekke’de gecenin 03.00’ünde istediğiniz tarzda bir restoranda yemek yiyebilir, berberde traş olabilir, marketten alışveriş yapabiliyor. Buralarda Türk ağız tadı yok. Ağır yağlı yemekler var. Kavurma, peynir, zeytin, yemek yağı gelirken getirilmeli.

Kargo sorun. Kargo olsa insanlar rahatça alacaklar. ama...

Kadife kumaşların metresi 30–35 riyal... 22 riyale kadar iniyor. Kokuların 50 gramı 200 riyal... İyi koku almak istiyorsanız bu parayı göden çıkartmanız gerekecek....

Tavuk 10-12 riyal..kutu kola 1 riyal domates , salatalık, meyve , muz 3-5 riyal yemekler 5-10-20 riyal. 100 dolar 373 riyal son haftada 370 riyale düştü.

Hemen hemen her manavda domatesten salatalığa, patlıcandan sivribibere, patatesten semizotu ve soğana kadar her türlü sebzenin mahalle bakkallarında bile satılıyor olmasına, özellikle yerli malı olmasına oldukça şaşırıyoruz. Tarıma önem veren Suudi Hükümeti’nin teşvikleriyle burada birçok sebze ve meyve üretiliyor. Şehir içi ve çevresi bahçelerle yeşillenmiş durumda.

Yoğun Türk nüfusu sebebiyle âdeta bir Türk Mahallesi haline gelen Mekke’nin Mesfele bölgesi Türk kahvehaneleriyle de dikkat çekiyor. Hacı adaylarımızın kadınlı erkekli oturup yorgunluk çayı içtikleri ve derin derin sohbet ettikleri bu mekânlar bilhassa geceleri büyük ilgiye mazhar oluyor.

Türk hacı adaylarının yoğun yaşadıkları yerlerde Türk bakkal, Türk berber vs.nin yanı sıra Türk döner kebapçılar da var. Türkiye’de yediklerimizin lezzetinde olmasa bile, damak zevkine hitap ettikleri için hacı adaylarımızdan büyük ilgi görüyorlar. Yalnız pahalı olduklarını söyleyelim.

Lokantalar bakımsız, pis, Temiz bir yer bulmak mümkün değil. En ucuz yemek 4–5 riyalle çorba. Sulu yemekler 8–10 riyal. Kebaplar 15-20 riyal. Pide 8 riyal .

Diğer birçok dükkân gibi mevsimlik açılan dönerciler, özellikle akşamları yaptıkları satışlardan oldukça memnun görünüyorlar.

Türk hacılara hizmet amaçlı çalışan Türklere ait iş yerlerinde fiyatlar pahalı.

Burada tekstil çok ucuz. 4 mt kumaş 10 riyal.1 bayan elbisesi 10 riyal. 1 terlik 8 riyal. Bir ayakkabı 10-15 riyal... Mazot 10 litresi 4 riyalden az.

Taksiciler. Zilhicce ayının başlamasıyla fiyatlar her gün tırmanıyor. Bu durum veda tavafıyla beraber yolcular evine dönünceye kadar devam ediyor. Çünkü bu insanlar 3 aylarda kazandıklarıyla bir sene boyu geçinmek zorunda. Özellikle hac mevsiminde tutulan dükkânların kirası ateş pahası olduğundan satıcılar kısa zamanda kâra geçmek zorundalar. Farklılığın ana kaynağı bu olsa gerek. Burada kiralar senelik 8–15 bin riyal arasında oynarken asgari ücret diye bir şey olmamasına rağmen, aylıklar 600–6000 riyal arasında değişiyor.

Pazarlık yapmadan hiç bir şey alınmamalı, hiç bir taksiye binilmemeli aksi takdirde maceranız on kat fiyatla neticelenebiliyor.

 

ANA SAYFA 


 
HAREMEYN EFSANESİ İSTATİSTİK